"Beni bir yazara dönüştüren şey, insanların bana inanabileceği kadar kötü bir yalancı olmamdı." - Ernest Hemingway"

Gönül Yarası

bittiğini sandığınız aşkların bitmediğini anlatan bir yazı

yazı resim

Bu bir şarkı ismi çok duyduğumuz ve duyunca içimizin sızladığı... Aslında içimiz derken, kalpten bahsediyoruz ya yine de içimiz deriz demekki kalp içteki tüm organları etkiliyor ki biz içimiz diyoruz.

Benim düşüncem herkesin bir eski yarası vardır: Üzerini kabukların bağladığı ve gözükmesin diye sıkı sıkı sardığı... Evet gözükmesini önlemiştir,fakat sızlamasını ne yaparsa yapsın önleyemez. İnce ince sızlar durur.Artık öyle bir zaman gelir ki o sızlama sizinle bir bütün olur. Yaranın nerede olduğunu bile unutmuşsunuzdur.Sadece belli belirsiz acı duyarsınız tüm benliğinizde .Sonrasında bir gün yaranızda bir hareket hissedersiniz. Evet yaraya göz değimiştir bir çift göz, bir bakış yılların kat kat bağladığı kabukları acımasızca söker atar ki yara yine o eski yara olarak kalıverir.Bu sefer nerede olduğu da gözükür sol yanınızdadır ve eskisinden daha çok sızlar. Yarayı açan göze kızamazsınız; çünkü o bakışların hala size bu kadar tanıdık bir o kadar içten gelmesine araya giren üç yüz altmış beşlere rağmen o kadar da yakıcı gelmesi ürkütür biraz da sizi .Anlarsınız ki o bakışlar sizin ile kıyamete kadar gidecek ve sol yanınızdaki yarayıda hiçbir sargı bezi kapatamayacak. (Madein SEVİL)

]

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön