"Sabah 6'da uyanıp da hayata anlam katmaya çalışmak... Pekala, 'anlam' için biraz daha uyuyabilirim." - Dorothy Parker"

Hüzünler Prensesi

Samimi olup muhabbet kurmak mı, yoksa buz duvarı olmak mı? Yada orta yolu nasıl tutturmalı? Bilen varsa şayet, lütfen bana da izah et.

yazı resim

Gönlüm hüznü seviyor benim,
Yüzüm buruk tebessümleri.
Sebebi; güvenip kapılırım bir anda insanlara.
Sonra yine bakarım ki, kalmışım bir başıma.

İçimdeki sesi dinlerim, birde o dinler beni.
O bana kızar: “bak yine dinlemedin beni”
Benim verecek çok cevabım yoktur aslınca
“Kandım” derim, samimi duruyordu oysa.

Babana bile güvenme diyor hayat şimdilerde.
Güven olmadan hayatın anlamı nerde?
İşte buydu benim hayat felsefem,
İşte buydu bana hüzünleri baş tacı ettiren.

İnsanlar sahteymiş, nihayetinde tosladım bende.
Hem de bir değil, bilmem kaç kere.
Her defasında bir hüzün saplandı kalbime.
Şimdi hüzünler prensesiyim sayelerinde.

KİTAP İZLERİ

Olduğu Kadar Güzeldik

Mahir Ünsal Eriş

Kusurlu Güzelliğin Dokunaklı Şarkısı Mahir Ünsal Eriş, "Olduğu Kadar Güzeldik" adlı öykü kitabıyla, sıradan insanların hayatlarındaki çatlaklardan sızan o hem buruk hem de aydınlık ışığı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön