"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

İlahî San'at

yazı resim

Dinmez ebedi sancım o gâipteki mısrâdır,
Bir mısrâ ki nur hüzmesi müellifi mânâdır.
Ne yaygara isyan ne de tutsak gecem çehrende,
San'at görebilsem suda idrâkime lahzâdır.

Dua gibi işlense de gökkubbeden akisler,
Şi'rin sesi câhillerin ağzında elifbâdır.
Alemleri, ak ruhları, eşyayı saran hisler,
Yağmurla doğan bir peri aynandaki sîmâdır.

Efkar gerilir göklere matem durun ey ruhlar,
Bir rüzgarın ürpertisi kör gözlere vâkâdır.
Tenim sev'i bilmez yüce düşlerde bir aşktır bu,
Şol mucizeler dehlizi har gönlüme sevdâdır.

Kan damlaya güllerde ve düşsün oda âşıklar,
Sevgim sana destan ya hazan ya Kerbelâ'dır.
Yalnızlığı dert bilmedim, efkârını resmettim,
Artık adımız dünyaya mecnûn ya da leylâdır.

Şair huzurun' buldu ki her gördüğü âlâdır,
Vuslat gerekir sanma bu ilahi muammâdır.
Ol fani beden bir peçe ruhumda asıl gerçek,
Beynimdeki cinnet bana şi'rden bile evlâdır...

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön