"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

James Brown

"KAÇIŞ", James Brown'un sıcak bir yaz gününde huzurlu bir köy manzarasını canlı detaylarla anlattığı öyküsünün başlangıcı. Güneşin parladığı, insanların dışarıda keyifle vakit geçirdiği, kelebeklerin dans ettiği, kedilerin tembel tembel uzandığı ve uzaktan bir kurdun temkinli hareketlerle dolaştığı bu doğa tablosu, yaklaşan bir maceraya zemin hazırlıyor. Pastoral bir başlangıçtan bilinmeze doğru ilerleyen merak uyandırıcı bir anlatım.

yazı resim

1

Köye yaz gelmişti, yaz ayının yürekten hissedilmeye başlandığı gündü. Ertesi gün hava bozacak endişesi yoktu insanlarda. Mutlu olmuşlar; dışarı, bahçelere tarlalara dökülmüşlerdi. Ya iş güç peşinde hayvanlarla ilgileniyor ya da muhabbet edip sıcağın tadını çıkarıyorlardı. Güneş parlaktı gün boyu. Dikkatini verirsen; dans ederek, birbirine takılarak otların, ağaçların çiçeklerin arasından uçan keyifli kelebekleri görürdün. Bir evin önünde güneşin kızdırdığı betona uzanmış bir kedi sırt tüylerini yalıyor hararetle. Köye uzak ama yüksek noktada mevzilenmiş kurt ayağa kalktı, yakındaki dereden taşlardan atlayarak karşı kıyıya geçti, emniyette olduğuna inanmak için etrafı gözetledi bir süre ve karşısındaki ormana baktı, etraf tekin göründü gözüne, tüylerindeki suyu silkeledi, sırtını birkaç yerini yaladı ve otlarla kaplı yükseltinin arasından tırmanıp, uzun otların arasında kayboldu, gözüne bir şey ilişti, tavşan olabilirdi, fırladı mermi gibi., ormanın sık dokulu yapısında, büyük ağaçlar arasında hayalet gibi kayboldu. Nefes nefeseydi ve bir dostuyla karşılaşmıştı, o da yurdunu, kendi sürüsünü oluşturmak için orman orman gezen, gece gündüz yol alan bir genç erkek kurttu. Yolda tanışmışlardı. Ve birbirlerinden çok hoşlanmışlardı. İkisi de yeni şeyler öğrenmek için çok meraklıydılar ve karınlarını çok pis bir mücadele ediyorlardı, şu ana kadar bir av yakalayamamış ama buldukları leşlerle idare etmişlerdi ama bir canlı av yakalamak için çok kuvvetli bir arzu duyuyorlardı. İçgüdüleri hareket eden bir hayvan görünce çılgınlaşıyor, öldürme arzusu benliklerini kaplıyordu. Neyin av olduğu neyi olmadığı konusunda tecrübe sahibi değildiler; ama bir takım bilgileri vardı ayrıldıkları süründen edindikleri. Aç olsalar biri birbirlerini buldukları için, yoldaş olmaları onlara büyük moral veriyordu. Yavaş yavaş gerçek bir dost olmaya doğru ilerliyordu başarılı ya da başarısızı geçen günlerin sonunda, birbirlerine sokularak uyuyorlar, birbirlerini tehlikelere karşı uyarıyorlardı. Gözleri hem çevrede hem de birbiri üstündeydi. İşte o güven ve kardeşlik bağı tahmin edilemez başarılar getirir. Genç kurtla şimdi bunu bilmiyordu. Akşam olmuş henüz yiyecek hiçbir şey bulamamışlardı, kokluyorlardı sürekli, koklamak istemeseler de burunları sürekli alıyordu sinyaller ve yön değiştiriyorlardı, bazen yan yana, bazen biri sağdan biri soldan ayrılarak ilerliyor, sonra ilerde birleşiyorlardı. Her şeye karşı tetikteydiler. Köyden biri doğum sırasında ölen buzağıyı ormanın girişine bırakmıştı, gri kurtlar korkuyu epey geriden almışlardı. Leşe yaklaştıkça heyecanlanıyorlar ve hızlarını artırıyorlardı. Koku iyice netleşmişti, fırladılar, bütün güçleriyle leşe koştular. Elli metreyi uçarcasına geçtiler otların ağaç dalları ve iri yapraklar arasından, yuvarlandı biri. Ve leşin başına geldiler. İşte o an kardeşlik bitmiş gibi göründü. Arkadan gelen bütün ziyafeti kaçırmış gibi hırladı. Öteki yumuşak bir hırlamayla karşılık verdi ve biraz geri çekildi. Bir haftadır böyle bir yemek yememişlerdi ve sürülerini terk ettiklerinden beri ilk kez bu kadar çok etle karşılaşmışlardı. Buzağının derisini deşmek çok kolay oldu. Zaten deri yumuşamıştı ve o hırlamalar biraz daha devam etti ve karınları doydukça üzerlerine rahatlık çöktü, mutluluk. Onlara bir hafta yetecek yiyecek vardı ama sabah burayı terk edeceklerdi; çünkü onlar gezgindi, kafalarına göre takılmak, özgürce dolaşmak ve hiçbir şeye takılıp kalmak istemezlerdi, onlar yeni yerler şeyler keşfetmeye aşıktı ve hareket etmeden duramazlardı, sürekli hareket halinde olup yeni şeyler keşfedil hiç bilmedikleri şeyler öğrenmek onları acayip iyi hissettiriyordu, biri atik ve heyecanlı karakterdeydi, öteki ise sakin ve huzurlu bir karaktere sahipti.

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön