"Yazdıklarım bir gün anlaşılırsa, o zaman kimse anlamadığımı iddia edemeyecek." - Franz Kafka"

yazı resim

Elimde sana yazdığım son şiir..İki kıtası tamam üçüncüsü yarım. Sense kararlısın. Hazırladığın bavuldan belli, gitme laflarından.. Son zamanlarda çok kullanır oldun bu kelimeyi cümle içlerinde.. Bense cümle bile kuramıyorum artık. Yarım yamalak iki kelime:
KAL ya da GİTME...

Gideceksin yani..Kararlısın..Hani derdin ya sen: gitmek zordur diye..Peki hiç zor gelmiyor mu? Anlamsız sorular çalkalanıyor beynimde şimdi: Bu veda bakışları niye, bu bavul nerden çıktı, bu yarım bıraktığın cümleler, bu yatım bıraktığın sevdamız, bu yarımlarımız neden? Sana derdim ya ben hep:Ç kalana git; gidene de kal demem diye..Bu sefer değişti her şey:
KAL ya da GİTME...

Bir otobüs bileti olmasın ayrılığımızın avukatı, sırtladığın montun şahitlik yapmasın, bütün ayrılık şairlerini, bütün komplo teorisyenlerini haklı çıkarmayalım..Yine ben sana şiir gözlüm diyeyim. Korsan sevdam ol benim yine, başımı omzuna koyayım, uyuyup kalalım eskisi gibi..Bu isim sana yakışmadı; ben sana yarınsız sevdam diyemem..
Şimdi başım eğik, gözüm nemli, elimde sana yazdığım son şiir. Son kıtası yarım:
KAL ya da GİTME...

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön