"Bana bir roman yazmak için yeterli zaman verin, size dünyanın tüm uykusuzluğunu vereyim." — Virginia Woolf"

yazı resim

Monşer nasıl olurum, anne?
Kışt kışt
Monşer nasıl olurum, anne?
Kışt kışt
Bizden iyiler götürsün onları.
Sanki bir diyecekleri var ama
O habis ruhların,
Gezegen hortumcularının,
Atomcuların,
Nükleercilerin,
Gemicilerin,
Füzecilerin...

Sanço Pançolar yanlarında,
Yüzlerinde anlamsız bir sırıtma.
Kafası çalışan,
Kafası zehir.
Siyasete angaje değil,
Ne bileyim,
Tarlada gündelikçi filan!

Monşerler,
Don Kişotlar yani,
Don Kişot monşerler,
Kılıçlarını kuşandılar yine.
Mazluma uzandı mızrakları.
Petrol kokusu mu aldılar ne?
Bak, her yanda limon kabukları,
Ağzınız sulandı, değil mi!
Yok öyle bedava,
Çok beklersiniz, zırnık koklatmazlar.
Babasının tarlası olmasa da
Zaten dünya onların tapulu malları.

Monşer nasıl olurum, anne?
Kışt kışt
Monşer nasıl olurum, anne?
Kışt kışt
Bizden iyiler götürsün onları.

Sanço Pançolar yanlarında,
Çikita muz severler onlar da.
Kafası çalışan,
Kafası zehir,
Denizde kum...
Lakin
En dürüstleri,
Ne bileyim,
Pazarda mazarda
Öteberi satmakta.

Monşer nasıl olurum, anne?
Kışt kışt
Monşer nasıl olurum, anne?
Kışt kışt
Bizden iyiler götürsün onları.

Don Kişotlar
Her taşın altında.
Biri kaldırıverse taşı,
Başına taş yağacak.
Beyni sisli,
Hafıza karışık.
Don Kişot onlar,
Kanlarında yel değirmenleri var.

Sanço Pançolar
Onlarla mutlu ama!
Dişe dokunur kelam onlarda,
Hâlbuki!
Kafası çalışan,
Kafası zehir...
Ne yazık, onlar
Bil ki orada değil.
Onlar da
Otobüs kuyruğunda...

Don Kişotlar başa bela,
İktidara taşıyanlar,
İktidardan alanlar,
Köşe kapmaca oynayanlar,
Daire stoklayanlar,
İstifçiler,
Faizciler,
Tefeciler,
Tağutçular...
Ayrı bir muamma!
Ne bileyim,
Onlar da cehennem kuyruğunda.

Monşer nasıl olurum, anne?
Kışt kışt
Monşer nasıl olurum, anne?
Kışt kışt
Bizden iyiler götürsün onları.

Sanço Pançolar,
Palyaçolar,
Cambazlar,
Tımarhane kaçkınları...
Alaylı,
Mektepli,
Üşütük,
Yalama,
Dolama...
Sanırsam
Onlar da “oh be” kuyruğunda...

Bizden kim varsa
Elinde kumanda, ekran başında;
Sizden kim varsa
Yağlı ekmek kuyruğunda.
Kafası zehir,
Helal süt emmiş
Ne kadar masum varsa
Alayı, bil ki,
Mazot kuyruğunda.

Sahi, bugün
Yine kaç gol yedi Yankiler?

Monşer nasıl olurum, anne?
Kışt kışt
Monşer nasıl olurum, anne?
Kışt kışt
Bizden iyiler götürsün onları.
Kışt kışt
“Bizden kötüler” deme sakın,
Oyarlar adamı!

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı

İlber Ortaylı

Cumhuriyet'in Mirası ve Geleceği Üzerine Bir Sohbet Milletlerin kurucu yüzyıllarıyla hesaplaşması, kopuş ve devamlılık arasındaki o hassas dengeyi sorgulaması, tarih yazımının en çetrefilli alanlarından biridir.
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön