"Sabahın dokuzu ve hala hayattayız. Bir mucize mi, yoksa sadece kahve mi?" – Dorothy Parker"

Neredesin Baba

yazı resim

Ben hasta haldeyim baba ziyaretine hemen gelemedim
Aylar geçti çok istememe rağmen gelemedim afedersin!
Nihayet Bayramın ikinci günü geldim ama neredesin?
Çok aradım baba bulamadım kabrini,şaşırdım niçin?
Uzun yıllar geçmişti aradan bulamadım seni neredesin?

Sevgili amcam da yanına gelmişti illa senin
Beni kardeşimin yanına yatırın diye etmişti vasiyetin
Müfide demişti Cemaliye ablam,varsa eğer iznin?
Babamın da amcamın yanına gömülmek oldu fikrin..
Düşünüp tamam dedim baba,şimdi ağabeyinle berabersin

Çok özlüyorum seni baba,tam otuzdört senedir...
Sana hep ihtiyacı olan bana yokluğun kederdir..
Tez gittin baba bu yazı,ilahi kaderdir
Ben yine geleceğim baba yerin esas yüreciğimdir
Canım baba anladım sonunda,ölüm ayrılık değildir.

29.12.2007.İZMİR.

AŞK KAPIYI ÇALAR
Zincir mi vurdun kalbime
Desene senin adın ne
Bilmiyorum hala adını bile
Aşık oldum bir esrarengize

Tarif edilemez aşk denilen
Ne çok sevilir sevilen
Birgün gelir son denilen
Gider görünmez artık nidem

Uzak yerde bir sevgili
Bilmem adı neydi ki
Hatta ölü veya dirimi
Bildi mi hiç sevdiğimi.

29.12.2007.
İZMİR.

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön