"Sabahın köründe uyanmak, tanrının bize yazarların ne kadar tembel olduğunu hatırlatma şeklidir." - Douglas Adams"

Şiir Sarhoşluğu 4

Dur gitme suya gönlünü akıtan dilber!

yazı resim

Şiir sarhoşluğu: 4

Dün bu vakitler rastlamıştın ona. Suya gönlünü akıtıyordu umursamazca. Yaklaştın. Hiç tahmin etmediğin o sona yaklaştın!

Korku krallığındasın şimdi. Geçmişin yaraları yerinden oynuyor. Ne inşa etmişsen bir vakitler çatırdıyor… Havada erik tadı var, üzerinde geçmişin ayak izleri… bugünün zincirleri… Bugüne bunları getirmiştin sen. Bir kadeh şarap kızılında unufak olacak kadar zayıfmış meğer tüm temeller…

Kararacak birazdan hava, düşeceksin bir tenha yola… Koca bir yokuş var önünde çıkacaksın öyle mi? Bu yokuş git git bitmez. Düz ova yürüyüşlere alışmış bedenin, korunaklı kalbin… Yığılır kalırsın bir yerinde… Kalbin, o yorgun kalbin çarpar ha çarpar içinde.

Dur gitme suya gönlünü akıtan dilber! Eğilip saçlarından öpeceğim daha. Daha boynunla tanışacağım… ellerini ellerimin arasına alacağım. daha avuçlarımdan su içeceksin, dudaklarınla ilk öyle tanışacağım.

Sonu olacaksa da bu ömrümün, dur gitme!

Kararacak birazdan hava, düşeceksin bu tenha yola, muhakkak biraz kambur olacaksın…

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön