"Sabahın dokuzunda şiir yazan adamdan hayır gelmez, hele bir kahvaltı etsin de bakarız." - Orhan Veli Kanık"

Umuna Karalar Giydirme

yazı resim

kanadın özlem gördüğü yere in
yukarılarda örselenme ezgin
kucağın sıkmasın özlemi
bil ki uçamaz kıvrılır
belki de kırılır
kırılırsa yazık
nasıl onarırsın düşlemi
ya sırça kırıksa özlem
ya belden tutmazsa evren
ya da kalakalır
bir kenara büzüşür
de üşürse düşülken
nerede kalır beklediğin
özlendik yaşanacak günler

umuna karalar giydirme
bakarsın gece uğrarsa geçe
karaltıyla bakınır geçer
göremezsin körebesin
camsı kuşantısı göğe çalar belli
maviler giydirmeli besbelli
masum bir de fosforcuk eklemeli
yol yol biyeli ve ibrişim telli

umu zifire çalar belki
ama kaçamaz bir yere
yeri belli ibrişimli ve biyeli
yalımımı aşırt ustam
teyelle evirgen tuvaline
öfkemi ve perdesiz sezgilerimi de
vasiyetim değil usta sakınma
tutuştur bir yandan yakınma
iliştir kılgın yüreğimi koy silkin
okşama ve acıma anla ama ilkin

yakışan kostümü
göğe çalar belli
mavileri üstüne
giydirelim temelli
biyeleri telli
düşlem dolu heybem
umuna karalar
yakışmaz kirvem.

Müjdat Eraslan
balaban Kent Şairleri.

KİTAP İZLERİ

Eşekli Kütüphaneci

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un Vasiyeti: Kapadokya’da Bir Umut Destanı Bir yazarın son eseri, genellikle edebi bir vasiyetname niteliği taşır; kelimelerin ardında bir ömrün birikimi, son bir mesaj
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön