"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazansan bile, kimseye kanıtlayamazsın." - Virginia Woolf (kurgusal)"

Yolların, Kaldırımların, İnsanların Çilesi

Sanırım bu sıkıntıları yaşamayan sokak ve sakinleri kalmamıştır.

yazı resim

Nedir bu yolların ve kaldırımların insanlardan çektiği işkence.
Nedir bu insanların,
yolları , kaldırımları yapacağız diye delip deşen insanlardan çektiği.
Bitmedi gitti her sene yapılan şu yol makyajları.
Ya o kulakları tırmalayan.
Baş ağrısına sebep.
Uyuması gereken bebeği ve hastayı uykusundan eden.
Herkesi bulunduğu yerden kaçmaya ama malesef kaçamamaya sevk eden ses.
Toz topraktan bahsetmeye zaten hiç gerek yok.

Aman tanrım.
Nihayet bitti ve gitti o ses.
Ama malesef kulaklarıma yankısı miras.

Ya o kaldırımların yüksekliği.
Ben bu yaşımda bazen çıkmakta zorlandığım yerlerle karşılaşıyorum, yaşlılar ne yapsın.

Kaldırımların bazı yerlerine ,
tekerlekli sandalyeler için yapılan giriş rampaları...
Ya valla bazen gülesim geliyor.
Sandalyeye girişi düşünmüşler bazı yerler de ama çıkışı nedense unutmuşlar...
Sandalyede oturanda onu arkasından iterek yardımcı olanda ,
işte tam bu noktada kaldırımdan iniş savaşı veriyor kazasız belasız...

Sonra da deniyor engelliler neden eve mahkum diye..
İşte en basit sebeplerden sadece biri..

Tamam,
anlarım ihtiyaç olan yerlerde yapılan ve yapılması gerçektende gerekli olan değişiklikleri.
Ama ihtiyacı karşılıyorsa, zaten daha yeni yapılmışken,
ne gerek var ki.
Tekrar o sese, o toza-dumana ve delik deşik yolların insanlara verdiği sıkıntıyı tekrar yaşatmaya.
Daha da önemlisi bu kadar masrafa...

Valla bizim buralar bir yeni olduki sormayın...
Seneyede başka değişiklikler bekliyoruz.
Sıra sizin oralara gelmediysede yakındır, hazır olun.
Kulaklarınıza tıkaç almayı, pencereleri izole etmeyi aman ihmal etmeyin.
Hatta mümkünse ruh sağlığınız için biraz tebdilimekan da fayda var derim.

haaaa... alıştık artık bağışıklığımız var diyorsanız ,
sizi tebrik eder, saygılar sunarım.

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön