"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

Yüreğimin Aşklara Küstüğü Zaman...

yazı resim

YÜREĞİMİN AŞKLARA KÜSTÜĞÜ ZAMAN

Anmasınlar ismimi ben uzaklara gittiğim zaman

Sormasınlar aşkın nasıl geçti diye
Bir sonbahar mevsimiydi, yapraklar sararmıştı dallarında

Yüreğimin aşklara küstüğü zaman

&

Anlatamam aşklarımın nasıl geçtiğini
Ayrıldığım zaman, bir boşlukta yol alır gibiydim

Tahta bir çit vardı,yanında yapraklarını dökmüş bir ağaç

Yüreğimin aşklara küstüğü zaman

&

Hüzünler dolardı gözlerimin içine

Her kapandığında,en güzel anılarımı hatırlardım

Bir nehir vardı hemen yanımda,akıntısıyla götürürdü hatıralarımı

Yüreğimin aşklara küstüğü zaman

&

Gün batıyordu bütün hüzünleri içine alarak

Bir kızıl renk kaplamıştı,gökyüzünün her yerini

Bir kemancı vardı,tahta bir sandalyeye oturmuş,

Çalıyordu en hazinli şarkısını
Yüreğimin aşklara küstüğü zaman

FATİH OZAN ÇETİNKAYA

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön