Yakınsatıcılar 1
Geçmişin ve geçmiş süreçlerin nasıl başlayıp nasıl gelişmiş olduklarını tarihsel izlerinden hareketle modellemek, kontrol etmek, deney sel kılmakla anlamak, bilmek zorundayız.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Geçmişin ve geçmiş süreçlerin nasıl başlayıp nasıl gelişmiş olduklarını tarihsel izlerinden hareketle modellemek, kontrol etmek, deney sel kılmakla anlamak, bilmek zorundayız.
El, tekraren geri bağlanma yapan kolektif özneli bu durumları; "gaibi bilmek" olukla söylüyordu. Gaibi bildiğini söyleyen El, tıpkı kolektif yapı bileşenleri gibi yanına da insan olmayan ama iş görsünler diye insan benzeri yardımcı kolektif özneler alıyordu.
Fizik yüzeyler şimdi iki boyut düzlem üzerine hacim sel bir fark gerilimdi. Tesseract (tetraküp-teserat) ta dördüncü boyuta, dördüncü ayırt olmakla dördüncü ayırtın da fizik hacme olan alan etkisi, ZAMANDI.
Kuantum bir noktanın her yöne ortam salınması veren bileşimi zar yüzeyle, zar yüzeyi oluşan bileşik bir boyutlu ipliksi kuantlarla olasıydı. Bileşim; ileri geri olan çizgi boyutlu titreşimle, bir boyutun sağına soluna açılım veren iki boyutlu dalga hareketiydi.
Bunlar gerçeği anlatan anlama ve anlatımlar değildi. Sömürücü ve sömürü mantığıydı. El düşüncesini var edici; El düşünce antlaşması olan dinleri var edici; sömürüye yol açan, her somut olgunun, soyut mana ifadesiydiler. Şimdiye dek olan bitenler, zaten bir çırpıda geçmişte olup bitmiş olanlarsa eğer şimdi diye bir şeyin olmaması
El kendisine geçen soyut kolektif güçle davranıyordu. Ama dıştaki somut kolektif gücü El; şirk saydı. Kendisine bühtan saydı. El bu eşleşme içinde kolektif etki olanı çekip kendisine alıyordu. Bu durumda kolektif yetenekli yüklerin tümü El e geçen bir anlam yüklenimi olmasıyla; kolektif kapasiteyi El de bulmanız kaçınılmaz olurdu.
Şimdiki zamanın geriye etkimesi içindeki paylaşım El in takdirine yönelme ve El in takdirini anlama oluyordu (iç sel duyuş). Başlangıcın ileriye etkisi de El in takdirine boyun eğen tevekküldü (imandı).
Oysa spritüal bir ruhçu öğreti, üçüncü boyut hacimle üreten kolektif bir mülke, mülk benim diyen söylemin üs sel devinimli açılımları içine ikame edilmekle, bu çıkarım; Hay Bin Yaksan da kişi aklına bir şaşırtma vermektedir
Belirsizle durum kendisine belirsizle olan bir durum değildir. Dışta ölçüşme veya girişme koyamayan bir davranışa belirsizle durumdur.
Ya da 3 ün 2 ye (3/2= 1,5) veya 2 nin 3 e (2/3 =0,666) oranındaki gerilme gibi genleşme ve çoğalma olmakla aralarında mutlak bir 2/3 oranı vardır. Kolektif alana üçüncü boyut olan eklenme, üretmenin hacim boyut olmasıydı. Hacim boyutlu genleşme kolektif alanın yüzey gerilimini yırtar. Alanı böler,
Acıkan kişi elma ağacına doğru yönelimli iken yönelim, sağlama yapacak kuvvetten ötürü alanın yönüydü. Acıkan kişi elma ağacına doğru giderken dere aşıyor; bayır tırmanıyor; kişinin önüne kurt çıkıyor veya elmanın ağaçtaki en yüksek yerde buluyor olması ile bunların tümü alan yönüne zıt kuvveti oluşurlar. Bu engeller fazladan güç
Ortalama aklı ortaya koyup üretemeyenler, tarih sel mirasla olacaktı. Sizin dışınızda ve sizden bağımsız olan geri beslenim yasalarıyla olacaktı. Kişi, tarihsel zeminin geri doğrultma yapan bilinciyle davranacaktı. Tarihsel geri bağlanım bilinci olmakla köleci sistem öncesi tarihsel zemine göre inşa başlangıcında ve inşanın gelişme evresi içinde sadaka vermek yoktu.
Derenin kuşu, kolektif alan içinde kolektif üretimle ortaya konuyordu. Derenin taşı ancak kolektif alan içinde kolektif kuvvet ve kolektif yeteneğin ortaya koyduğu teknik ve teknolojilerden oluşuyordu.
Erken dönem kardeşlikleri temas etme, dokunma, birlikte yaşam ve ortak anı oluşturmayla; hepsi biri, birinin de hepsi olmanın kardeşliğidir. El mantıklı kardeşlik inanç üzerinde soyut absürt, kardeşliktir. El mantıklı kardeşler erken dönem kardeşleri gibi yaşama, gerçeğe dayanmaz.
Aslında El ismiyle tezat olmanın imgesiydi. Bilmez ama bilir. Gücü yetmez ama yeter. Adaletsizdir ama adalet timsalidir vs. İşte bizler şimdiki El i o bilmediğimiz tüm zamanların da El 'i olarak konuştururuz.
Dinler bir kez köleci yapının temeline mülkün sahibini ve mülk sahibinin takdirini koyduktan sonra, siz ne yaparsanız yapın; mülk sahibinin sözünü ve takdirini değiştirilemezdiniz! Bu değiştirilmez ilik içinde özgürlük gibi bir kavramın esamisi okunmamakla siz öğretilmiş bir çaresizliğine teslim oluyordunuz.
Olağan ve verili düzende sürekliliği olan bir istismarı otaya koyamıyordu. Kişiler yıldırımdan kaçınma gibi temel referans değeri olukla görülen kimi groteski imajları haz-elem bazlı seçme ayıklama mekanizmasına uygun biçimde seleksiyonlar yapmıştı. Doğal olan, doğru olan ve temel olan tutum buydu.
Zihinsel yatkınlıklar oluştuktan sonra aralarında ahit olacak anlaşma koşullarını tadat edecek iman akdini, önce sözle; sonra da kutsal metinlere dökülenin yazılı şartname işi geriye kalan konu olacaktı. Ahdi anlayışı, bu tür zihinsel alışmalı yatkınlıkların fikri oluşumunu tamamlayacak olan fiili durumlardı.
Hayat bu tür simetri kırılmasını hangi düzlemden referans ediyordu? Ya da, hayat hangi düzey ve düzlem ilişkilerini değişen dönüşen benzer tekrarlarıyla makro düzlemin üstel durumlusu yapıyordu?
Yani kişi kendi içinde bulunan kritik değerli boşluklu tanecikli iç içe enerji alanlı bitişik zamanları iş bölüşümü yapan kolektif alan içinde her biri bir iş kolu üzerinde ayrık zamanlara dönüşür. Kişi ile var olan tümel enerji gün boyu ayrı ayrı eş görevli gruplar üzerinde, akıyordu.
Tanıtım
Emekli eğitimci. 1950 Mucur / Kırşehir
Geçmiş
1950 Kırşehir / Mucur doğumluyum
Konum
Ankara
Özellikler
Felsefe. Bilim felsefesi
Benzer Yazarlar
Nazım
Bağlantılar