Aşkın Verandası
Yine zamanı düreceksin avuçlarında. Bembeyaz zambaklar açacak vadinde. Benim muhayyel ülkemin muhayyel perisi… bekle bekle…
"Dünyanın sonu geliyorsa, hiç olmazsa iyi bir hikaye olsun. Yoksa kimse hatırlamaz." - Douglas Adams (kurgusal)"
"Dünyanın sonu geliyorsa, hiç olmazsa iyi bir hikaye olsun. Yoksa kimse hatırlamaz." - Douglas Adams (kurgusal)"
Yine zamanı düreceksin avuçlarında. Bembeyaz zambaklar açacak vadinde. Benim muhayyel ülkemin muhayyel perisi… bekle bekle…
“Bir fas-lı gül deminde gönlümün gülşeninde.
Açan gülürana sen aşk gülü desen desen.”İ.K
Bugün, içimde mahiyetini tam izah edemeyeceğim bir asudelik var. Belki de, yüreğimin kanaviçesine işli kalan; kadim tebesümünü hatırlayarak uyanmama borçluyum bu asudeliği. Anlaşılan bu mektubu kaleme alırken her zamankinden farklı bir ruh hâlinde olacağım.
Puslu bir Ankara sabahı. Yüreğimin cidarlarında benek benek süveydalar. Elim, tuşlara korkarak dokunuyor. Yazacaklarım da mektubun adresi gibi meçhul. Sanki, tuşlara dokununca bir keder yumağı çözülmeye başlayacak yüreğimden.
Sevgi, yahut aşk, manevi bir duygu; soyut bir kavram. Kirletilmesi güç bir değer. Meşhur meseldir:Evvel zamanlarda devr-i kadim ademlerinden bir adem. Bilge bir zata gider. “ Efendim ben Hak âşığı olmak istiyorum.” der.
Ben aslında iki lafı bir araya getiremem. Ama sen yok musun?
Bana hep meçhule şiirler yazdırıyorsun.
Ne künyeni biliyorum, ne adresini.
Bir kez ezberledim ya sesini.
Kalbimde vuruyorsun, kulaklarımda çınlıyorsun…
Yüreği lif lif iken nasıl sussun ki elif. / Elif tek başına has
Şark masallarındaki cerenleri andırır. / Çatlayan dudakları susuz suya kandırır. /
Yazı yazmak, çeliğe su vermekten güç bir iş bence.
Sözcüklerin, rengi usaresi olmadığı için onları birbiriyle kaynaştırmak ayrı bir özen emek ister...
Çayımdaki dem misali çökersin içime. / Adın aklıma çakılı gönlüm lime lime.
Bir üniversiteli genç kızımızın ,Antalya’da falezden denize atlayarak hayatına acı bir şekilde nokta koyması, kim bilir hangi ocağa,hangi yüreklere ateş düşürdü. Halbuki, “Dünyanın bütün kazuratlarına rağmen hayat yaşamaya değer.”diyenlere hak vermesini isterdim o merhumenin…
Karışır İstanbul’un gamzesinde pembeyle ak. / Bir Hümeyra demde gülümser Boğaz’da şafak.
Hani, çocukluğumuzun vatanımız olması hasebiyle hesapsız özlemelerin bizlere uzaklardan hayal meyal el etmesi gibi bir şey bu koku…
İstanbul’a benzeyen edanı sevdim ilk önce. / Işıl ışıldı gözlerin. /
İstanbul, şehirlerin şahı, sevenlerin ahıdır. İstanbul, panzehri kendisinden menkul olan zehir. İstanbul, gerdanlıklı şehir. Mavi gerdanlığı ona nazarlıktır.
Gülüşün gönlüme dolan bengisu. / Billûr bakışının ancak dengi su. /
Ellerimdir ellerinin kölesi. / Bin yılda bir gelir aşkın böylesi. /
Zarafetin özeti gül yaprağı özünde. / İçimi aydınlatana som ışıltı gözünde.
Ve dostun sarf ettiği her söz, yüreğinize ve ruhunuza merhem kabilindendir.
Yerine göre dostun attığı gülün taş, taşın gül mesabesinde olması da dostluğun bir cilvesidir demek lazım gelir.
Dün gece, hüznü koynuma alıp sabahladım. Bakışlarından yüreğimde kalan son katre de kirpiklerimden düştü. Teselli sözcüğünün en uzak anlamını aradım lügatlerde bulamadım. Sonra alelacele çevirdim lügatin sayfalarını vefa sözcüğünü anlamını okumak için. İçinde sen yoktun. Yalnız bir tebessümün yadigar kalmıştı maziden. Onu astım yüreğimin cidarına. Kimseye bir şey
YouTube kanalı ismi
Mısraların Sesi @mısralarınses.i
"Bu kanal, rahmetli babam İbrahim KİLİK'in geride bıraktığı şiirleri yaşatmak ve daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla kurulmuştur. Kaleminden dökülen dizelerin müzikle buluştuğu bu eserleri sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Onu sevenlerin hatıralarını tazelemek, tanımayanlara ise şiirlerini ulaştırabilmek en büyük dileğimdir. Ruhu şad olsun. Beğeni ve destekleriniz için teşekkür ederim. 🙏🕊️"
Tanıtım
Demlik Güzeli (Namı Diğer Çay)
Dilberin gamzeleri.
Demliğin dem demleri.
Bardakta keklik kanı.
Tebessüm huzmeleri.
Dostun dosta ikramı.
Alır yürekten gamı.
Fincanda türkü söyler.
İnce bellide mani.
Zamanın gül kurusu
Gülde gülşen dokusu.
Rehavetten kurtarır.
Pek de şirin doğrusu.
Bardaktır mihmandarı.
Herkesin çeker canı.
Yalnız bu kadar değil.
Sohbetlerin mimarı.
İnce bir gülüş gibi.
İçe süzülüş gibi.
Ülfete kapı açar.
Kaldırır hep uzleti.
Ankara,03.09.2007
İbrahim KİLİK