"Bana bir kütüphane verin; gerisini beklerim. Hatta benden önce siz beklersiniz." – **Umberto Eco**"

Stres Bileziği İzmir Kitap Fuarında

Salonda, yemek masasının etrafına dizilmiş, neşe içinde koyu bir sohbete durmuştuk. Evin kapısı açıldı, hızla içeri daldı küçük yeğen Emre.

yazı resimYZ

Sağ bileğini sağa sola döndürüyordu. Bir saat kordonunu andıran lastik bir bileklik takmıştı. Işıl ışıl parıldıyordu. Annemin dikkatini fazlasıyla çekmiş olacak ki, Bileğindeki de nedir öyle? diye sormadan edemedi. Emre biraz da kasılarak,
Stres bileziği, dedi. Bir arkadaşım cep telefonu dükkânı açtı bugün. Açılışta çeşitli hediyeler dağıtıldı. Benim de payıma bu düştü.
Hım! Demek stres bileziği, diye mırıldandı annem. Hele yaklaş da yakından bakayım.
Emre bileğindeki stres bileziğini sıyırmaya çalıştıysa da çıkaramadı. Sıkıydı, lastik etine yapışmıştı âdeta. Annem gevrek gevrek gülmeye başladı. Gerçekten stres bileziğiymiş bu, dedi. Ne kadar da sıkıymış böyle. Bir süre sonra Emrenin koluna kan oturunca, gerçekten strese girer
Emre bozuldu, usulca salondan çıktı, koridorda ayak sesleri duyuldu

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön