"Herkesin kendi 'başyapıtı' vardır; çoğunlukla yazılmamış, hatta düşünülmemiş bir romandır." - Umberto Eco"

Vaziyetlerin; Bu Merkezde Olmasına Sone

yazı resimYZ

Aldanışlarımdır;
Beni ping-pong topu yapıp,
Tekmil yutturmacalar
Ve de
Kandırmacıların aralarına attılar.
Yaşamın ölüm-kalım maçında;
Çaresizliktir, Var Odasından ahkâm kesiyor.
Adı sanı bilinmeyen hakemin ağzında üfürükçü düdüğü.
Feleğin attığı her şut Gol.
Bize de her taraf ofsayt kokuyor.
Tribünlerdeki öfke dumanından, hava berkemal değil.
Mazinin küfürlerinden, ortalık darma duman.
Kafamın boşluğu, ceplerime de sirayet etmiş olacak ki,
Sanal âlemde meteliğe kurşun atıyorlar.
Paralı-parasız maç izleme heveslerinde iflas çılgınlığı,
Laga luga olmuş Leblebi-çekirdek zevkinin adı.
Kimler neden getirip bıraktı bilemiyorum,
Şişli Meydanında çakılı kalmışım;
Götürmüyor yorgun ayaklarım beni,
Topaç çevirmelerimle dopdolu Samanyolu Sokağımıza.
Yabancılaşmış yıllara da bir şey sorulamıyor.
Zaman;
Hem su gibi akıp gidiyor, hem de dipdiri push karşımda.
Bi türlü iyileşmedi gitti, Yâd ellerin bağrımda açtığı yaralar.
Harıl harıl, Küskünlük senaryosunu yazmakla meşguller Hatıralar

(30 Ağustos 2021-Pazartesi-05.22)

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön