Arılar Yok Olursa?..
Albert Einstein, arılar yeryüzünden kaybolursa insanın 4 yıl ömrü kalır demişti. Wurzburg Üniversitesinin arı uzmanı Prof.Tautz, Einsteinın sözlerinin bilimsel bir gerçek olduğunu ifade ederek :
"Beynim, içinde bir parti varmış gibi davranıyor, ama ben davetli değilim." - Virginia Woolf (kurgusal)"
"Beynim, içinde bir parti varmış gibi davranıyor, ama ben davetli değilim." - Virginia Woolf (kurgusal)"
Albert Einstein, arılar yeryüzünden kaybolursa insanın 4 yıl ömrü kalır demişti. Wurzburg Üniversitesinin arı uzmanı Prof.Tautz, Einsteinın sözlerinin bilimsel bir gerçek olduğunu ifade ederek :
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Afyonkarahisar İli Maden ve Enerji Kaynakları raporuna göre maden zenginiyiz. Ancak aynı rapora göre “madenlerimizi işletemediğimiz gerçeği” ortaya çıkan acı bir sonuç olarak çıkıyor karşımıza... Durum, ülke çapında da farklı değil 338 ton altın çıkarılacağı günü bekliyor.
Bu metin, ekolojinin temel kavramlarını ele alarak canlılar ve çevreleri arasındaki karmaşık ilişkileri inceliyor. Ortam ve çevre kavramlarının farklılıklarını açıklayarak, özellikle çiftlik hayvanları yetiştiriciliğinde bu ekolojik ilişkilerin önemini vurguluyor. Organizmaların yaşamlarını sürdürebilmeleri için bulundukları ortamın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleriyle uyum içinde olması gerektiği belirtiliyor.
Dağların, yeryüzünün yüzeyindeki yükseltiler olduğu düşünülürken, yalnızca yükselti olmadıkları, dağ kökü denilen kısımlarının bulunduğu anlaşıldı. Dahası dağ köklerinin, dağların boylarının 10-15 katı kadar yer altına doğru uzandığı ortaya çıktı.
Yaşamın temelini oluşturan populasyonlar, hiçbir canlının yalnız yaşayamadığı doğada, ekosistemlerin yapı taşlarıdır. Populasyon ekolojisi, aynı türe ait bireylerin oluşturduğu toplulukları ve bunların benzersiz özelliklerini inceler. Bu toplulukların yoğunluğu, dağılımı ve yapısı, hem kendi geleceklerini hem de ekosistemdeki rollerini belirler. Doğadaki bu karmaşık etkileşimler, modern ekolojinin en dinamik araştırma
NASA’nın yaptığı bir araştırmaya göre ( Sanki NASA yerine başka bir kurum yapsa aynı araştırmayı daha mı az inandırıcı olurdu; evet. Bakın emperyalizmin ucu nerelere kadar dayanıyor! ) : çok yakın bir gelecekte yağış miktarı % 35 oranında düşecekmiş. Bu da şu demek oluyor ki , susuzluk ve
Ekoloji, canlılar ve çevreleri arasındaki karmaşık ilişkileri inceleyen çok yönlü bir bilimdir. Ekosistemler, sadece canlıları değil, enerji akışı ve madde döngülerini de içeren dinamik yapılardır. Modern ekoloji, bu sistemleri anlamak için bilimsel modeller geliştirerek doğal süreçlerin altında yatan mekanizmaları aydınlatır ve organizmaların yaşam dinamiklerini açıklar.
Çok merak ettiğim için bunu araştırıp sizlere sunuyorum.
Dünyanın her yerinde, şehirlerde nüfus yoğunluğu arttıkça, gökdelen adı verilen,çok yüksek binalar inşa edilmeye başlandı.
Çevre sözcüğünü,dünya üzerinde yaşamını sürdüren canlıların hayatları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri dış ortam olarak tanımlayabiliriz. Çevrenin fiziksel unsurları hava,su ve topraktır. Bu unsurların, yaşayan canlıların hayatlarını olumsuz bir biçimde etkileyecek hale gelmesiyle birlikte, ekolojik dengenin bozulmasına çevre kirliliği denir.
Bu yazıda,'' çevre kirliliği nedir ve nasıl önlenir
Kar, aslında suyun donmuş halidir ve bildiğimiz kadarıyla buz, renksizdir. Peki, o zaman kar neden beyazdır?
Son dönemdeki hayvanlar ve insanlardaki bilinç, düşünme ve karar alma gibi konulardaki araştırmaların bize gelecekte yaratacağı büyük zihinsel değişimleri olacak.
Bu makalede artan çevre sorunlarına yazılı eser boyutunda getirilen yaklaşımlar, yaptığı etkiler incelenmiştir.
Selim İleri