"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"

Deneme

Kukla Yaşamlar

Ve açıldı perde 1978’ de. Sahnenin girişinde kör hayat zebanileri biletleri çoktan satmıştı bile. Tıklım tıklımdı hayat. Ve tek kişilikti sahne.

Bir Sabah Uyandığımda

Uzun sevişmelerin ardından yorgun düşmüş bedenlerin ilk sevişmeyi yaşar gibi kavuşmasını istiyorum özlem ile. Anlamını bilmediğim sözcükler mırıldanmak, adını sayıklamak istiyorum kollarında.

Büyülü Koku

Sevgi sözcükleri fısıldamaktan zevk alacağım kulakları, küçük ısırıklarla izler bırakacağım kulak memeleri, pürüzsüz boynu, boynundan aşağı doğru göğüs bölgesinde yer alan minik çıkıntılar, hafif şişkin bir göbek, göbeğinden aşağı inildikçe kaybolup giden kasıkları, pürüzsüz teni, şişkin üst bacakları, küçük ayakları, ayaklarıyla orantılı aralarında hiç boşluk yokmuş gibi duran

Aşk Trenine Yağmur Yağdı

Umut ektiği tarlalar kuruduğunda, ölesiye susuzluk çeker insan. Hayat çoğu zaman seyrini ve hızını değiştirmeyen bir Doğu Ekspresi trenine benzer: Usul, gürültülü, yavaş… Ölüme doğru akıp gittiğini düşünürüz zamanın; ta ki o gelene kadar.
O diyorum. Adını söylemekten korkuyorum nedense. Dudaklarım kanar, yüreğim sızlar sanıyorum. Sonra

açılmamış mektuplarım-5

Bir bütün oluşturmak için geceler boyu yap-boz yapan çocuklar gibi yitik bir parçanı aranıp duruyorum. Ya gözlerini kaybediyorum, ya da gözlerinin içindeki beni...

Bir Hüzünlü Mevsim Kıpırtısı

Şiddetli bir şimşek çarptı.Birkaç saniye sonra Yağmur başladı. Ağaçlar ağlıyordu, gökyüzü ağlıyordu,boynumdan yükselen ses küçük bir kızın çığlıklarıydı. Balkona inşaat sesleri damlıyordu. Birileri kulağımın dibinde hiç durmadan, acımasızca bir kağıdı parçalıyordu,göğsümden kedi sesleri yükseliyordu. Tüm bu ses karmaşasına yenik düşüp, kalemi bıraktım.

Başa Dön