Dürüst Olabilmek
Dürüstlük çok zor elde edilen erdemliliktir. Ne ahlaksızlar vardır. İşleri güçleri çalmak çarpmaktır. Hele her türlü pisliği yapıp, yaptıklarını dindar görünerek örtmek isteyenler yok mu? İnanın bu tip
"Kitap okumaktan sıkıldıysanız, belki de okuduğunuz kitapta bir yazım hatası vardır. Ya da sizde." - Umberto Eco"
"Kitap okumaktan sıkıldıysanız, belki de okuduğunuz kitapta bir yazım hatası vardır. Ya da sizde." - Umberto Eco"
Dürüstlük çok zor elde edilen erdemliliktir. Ne ahlaksızlar vardır. İşleri güçleri çalmak çarpmaktır. Hele her türlü pisliği yapıp, yaptıklarını dindar görünerek örtmek isteyenler yok mu? İnanın bu tip
Medya ve bazı çevreler bu iş den çok büyük rantlar elde ediyor.Birileri sporla-kumarı bilinçli olarak karıştırıyor ve bu şekilde lanse ediyor.Spor;hareket demektir,terletir,kalp atışlarını hızlandırır ve insan sağlığına faydalıdır.Şimdi 11-11 eşittir yirmi iki.Bu yirmi iki kişi bu işi yapıyor anladık Peki bunlarla ilgilenen 22 milyon spor mu yapıyor?Maalesef gençliğimiz
Çarşaflarla, boyalarla kamufle etmişiz doğallığı..
Acıyarak bakmışız hayatı "HayaT" gibi yaşayanlara..
Sabah gazetesinin Sabah diyor ki köşesinde Erdal Şafak’ın yazısından aynen alıyorum. “Son zamanlarda sık sık ağlamayı alışkanlık haline getiren KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın dün Genel Kurmay
Ciddiyim çok...
Bize çok...
Çok olur tabii...
Bu kadar çok şey istersen...
Haddini bilmezsen...
İdil Biret' in 11 Temmuz 2009 Topkapı Sarayı' ndaki konserine karşı tepkiler...
Girit'te Osmanlının topladığı askerler yüzünden genç nüfus kalmamış. Buna rağmen geride kalan yaşlılar Rum'larla dişe diş mücadelelerini sürdürüyorlar. Rumlar topraklarını ve kimliklerini kahramanca
Hayatın yüksek basınçlı cenderesinde sıkışıp kalan insanların yaşamına toplumsal baskılar da eklenince doğal olarak çıkmazlara sürükleniyorlar. Bunun yansımalarını hayatın her deminde soluklayabiliyoruz. Yoksa bizler de küreselleşmenin girdabında sürüklenen yığınlara mı dönüştük? Kendini kitle psikolojisinin mağduru olarak görenlerin sayısı hiç de yabana atılacak miktarda değil. Bizler bu hastalıklı çağın,
“Zaten mahallenin yerini yavaş yavaş alt kattaki üsttekinden habersiz, ölümüne, dirimine kayıtsız, küçük bir babil gibi, her penceresinden ayrı bir radyo merkezinin nağmesi taşan apartman aldı.”
Ahmet Hamdi Tanpınar
Yaşıyorsak...Sabrımızı, anlayışımızı, tatlı dilimizi hiç eksik etmeyelim sevdiklerimizden...
Yoksa güneydoğu Anadolu'da daha hiç dokunulmamış zengin petrol yatakları var mı?
İşte size çıkarılan kanunları uygulayıcılar! Ve ben memuriyetimin henüz dördüncü yılındayken bu ülkenin en fazla bu kadar olabileceğine karar vermiştim.
On altı yıl resmi tedrisattan geçtim, on bir yıldır da öğretmenlik yapıyorum. Okumayı ve araştırmayı seviyorum. Buna rağmen Atatürk’ün kardeşlerinden haberdar değildim.
Öğrencimden öğrendim
Ayıp mı? Hicap duymam gerekir mi?
Orhan Pamuk