Eli Öpülecek Anneler
Yeter artık çektiğimiz. Boğaz köprüsünde dövüldük, horlandık. Köprüden atlayıp on üç yıllık çileye ölerek son verecektik
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Yeter artık çektiğimiz. Boğaz köprüsünde dövüldük, horlandık. Köprüden atlayıp on üç yıllık çileye ölerek son verecektik
Günümüzde dünyada sanıldığı gibi “kapitalist piyasa”nın egemenliği yoktur. Yerküremizde her geçen gün egemen olan anlayış “devlet oranı her geçen gün yükselen karma ekonomi piyasaları”dır.
Farkında olamadığımız o kadar güzellik vardır ki, bakarız ama görmek istemeyiz adeta... her şeyi biz bilirizdir ya; konuşmayı, gülmeyi, sevgiyi....
Neler gördük geçirdik son on-onbeş yıldır moda şapkası altında Şöyle bir düşününce aklıma hemen eski Türk filmlerinde genç kız rolünü oynayan
Hayat disiplinsiz ve gayesiz olduğu zaman, tabiatıyla eğlence denen bataklığa dökülür. Bu bataklığa düşenler,insanı değerlerden uzaklaşarak hayvanlaşırlar.
“Zaten mahallenin yerini yavaş yavaş alt kattaki üsttekinden habersiz, ölümüne, dirimine kayıtsız, küçük bir babil gibi, her penceresinden ayrı bir radyo merkezinin nağmesi taşan apartman aldı.”
Ahmet Hamdi Tanpınar
Ey necip bir milletin Fazıl Efendisi,
Yolun açık olmadan önce âcizane tavsiyelerimiz olacak.
Sen sanatınla milyonların gönlünde taht kurmuş bir sanatçısın. Sendeki yetenek sanatınla gündemde kalabilecek kapasitede. Gündemde kalmak için özel gayret sarf ederek, içinde bulunduğun toplumun değerleri ile çatışmana gerek yok.
Biz onlardan sadakati, sevmeyi, tutkuyu, doğaya zarar vermemeyi, gereksiz tepkiler vermemeyi, arkadan konuşmamayı, kandırmamayı, yapmacık tavırlar sergilememeyi, uyum içinde olmayı, otoriteyi, disiplini ve yürekten sevmeyi öğrenmediğimiz sürece onları aşa
bu bir sesleniş değil bu bir uyandırma zili değil.
Televizyonda kanal kanal gezip patlamadan sonraki haberleri izliyorum. Patlamada ölen günahsız insanların cenaze törenlerini ve yakınlarının gözyaşlarını izlerken içim burkuluyor. Hani derler ya içim kan ağlıyor.
1960’lı yılların sonlarında, Alsancak’lı afacan telaş ile misafir odasına dalmış.
“Anne! 6. Filo geldi, bütün orospular Kordon’da sıraya dizildi !” diye bağırmış.
Annesinin kibar misafirleri, “orospu” sözünü