Dergi Birlik
Çalışmalarınızı, 16 Aralık 2011 tarihine kadar editor.dergibirlik@gmail.com adresine word dosyası olarak göndermenizi bekliyoruz.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Çalışmalarınızı, 16 Aralık 2011 tarihine kadar editor.dergibirlik@gmail.com adresine word dosyası olarak göndermenizi bekliyoruz.
Çocuklara Allah’ı, peygamberimizi (sav), Kur’an’ı tanıtmadan yalnızca duaları Arapça olarak ezberletir, yaptıkları her hatayı "günah" olarak nitelendirir ve sık sık cehennemi hatırlatırlar. Çocukları Allah ile korkutur, "Allah seni taş eder", "Allah seni cehennemde yakar" gibi tehditlerle ıslah etmeye çalışırlar.
Her yıl 24 Nisan’ da karşımıza çıkarılan sözde “Ermeni Soykırım” iddialarının bir dayanağınıda da aşağıda anlatmaya çalışacağım olaylar oluşturmaktadır...
Turgul, Kürt açılımından uzak bir film yaparken devletin en önemli bir kurumu olan polis teşkilatınca çalışan memurların sorunlarına eğildi. Polis dizilerinin arttığı, ejder kapanı gibi filmlerin arttığı bir dönemde cinayet masası dedektiflerin ruh haline eğilme konusu şaşırtıcı ve sürpriz olmasa gerek.
sence deniz nasıl coşar,
sence dünya nasıl döner,
sence zaman nasıl akar,
sence umut nasıl doğar,
sence aşk nasıl birşey, bence..
Münafıklar, müminlerden çıkar beklentisi içinde olan ve onların arasında yaşamaya çalışan kişilerdir. Ancak beklentileri gerçekleşmediğinde ya da müminlerin başına bir zorluk geldiği zaman, onlardan ayrılırlar ve işte gerçek yüzleri o anda ortaya çıkar. Mümin topluluğundan ayrılırken, onlara zarar vermeye, aralarındaki birliği bozmaya çalışırlar. Amaçlarını gerçekleştirmek için diğer münafıklarla
özden uzaklaşmanın bedelini insanlık ödeyecek!
"Televizyon ne derse onu yapmaya başladınız. Onun gösterdiği gibi giyiniyor, onun gösterdiklerini yiyorsunuz. Çocuklarınızı onun dediği gibi yetiştiriyorsunuz; hatta onun istediği gibi düşünüyorsunuz. Allah aşkına, sizler gerçeksiniz! Hayali olan ekrandakiler…”
Mahatma Gandhi’ye benzetilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mahatma Gandhi gibi bir pasifist ve aynı zamanda bir düşünür, bir filozof olduğu söylenemez.
Türklüğün beş şartına bi halel gelir mi bilmem.
Ama bildiğim bişey var.
Türk Dini Peygamberleri bu saatten sonra kimseyi inandıramaz artık.
Peki ne olacak bu ilçenin hali; ne olacak bu çocukların durumu? İlçe de, çocuklar da sahipsiz olmuş olmuyor mu? Bunları, şimdi kendimize dert edinmezsek, yarın hepimizin başına dert açacaktır. Hiç kimse bu konuya duyarsız kalamaz veya kendini sorumsuz göremez. Bu güzelim ilçe hepimizindir ve hepimiz çare aramakta ve
yeni bir referandum isteği