Yaşadığımız ve Alıştığımız Garip Olaylar - 2
Siz alıştınız diye ben de alışmak zorunda değilim.
"Gelecek, her zaman bugünden daha iyi bir yazar olacaktır." - Unknown"
"Gelecek, her zaman bugünden daha iyi bir yazar olacaktır." - Unknown"
Siz alıştınız diye ben de alışmak zorunda değilim.
Bu sözleri ilk duyduğumda hem şaşırdım hem de sinirlendim sanırım. Bir akşam çok sevdiğim bir dostumla yemek yerken duydum bu sözleri.
YZ
Bu kadar yaygaranın koparılmayacağı ve düşünce özgürlüğünün yasaklanmasına gerek kalmayacak olgunluklara erişebileceğimiz günler yaşamak ümidiyle.
Şermin Yaşar
İş adamı başını kaldırdı:
\- Elli dört yıldır bu gezegende oturuyorum, yalnızca üç kez çalışmama ara verdim. Birincisi yirmi iki yıl önce, Tanrı bilir neden buraya düşmüş bir mayısböceği yüzünden. Korkunç bir gürültü çıkarıyordu...
Vallah aşıkların düşmanı çoktur..Stop..Bad-ı saba hala bektaşi derdinde..Stop
Libya Üzerine
" Dili geçmiş zamanın cüretine ve ucuzluğuna kapılmış bir kimse olarak, yalnızlığımı taçlandırıyorum. Elveda aptalca şeyler! "
Ulan dr.Sallasoo.!
Bu Suzy’i vermez se ya bu albay şu bizim Tom’a.!
Ne olur dersin şu bizim çocukların hali haa.!?’
Hıck.!
Trajediyi yaşadık, Ya şimdi?
Beyaz perde için çekilen filmin kimliği önemlidir. Filmin neyi anlattığı, mesajların en güzel şekilde yerini bulması ve temsil ettiği kültürün en iyi şekilde yansıtılması gerekir. Filmden toplumdan ve insanından kopuksa verilen mesaj üzerinde yoğunlaşamıyorsa, filme dağınıklık hakimse yönetmenin seyirciye ulaşması zordur. Karelerin vermek istediği mesaj heba olacaktır. Öyleyse
Türkiye'nin elektrik altyapısındaki dijitalleşme sürecinde, "akıllı sayaçlar" etrafında bir dezenformasyon kampanyası yürütülüyor. Ali Osman Önder ismiyle temsil edilen bu yaklaşım, teknik gelişmeleri komplo teorileriyle çarpıtarak toplumda korku oluşturmayı hedefliyor. Klasik bir yanlış bilgilendirme modeli kullanan bu söylem, marjinal olayları genelleştirme, abartılı senaryolar üretme ve bilgi eksikliğinden faydalanma taktikleriyle
globalizm ve osmanlı döneminin sonlarına dair bir eleştiri.
Sinan Akyüz