İlk Basın Şehidimiz, Hasan Fehmi
Bu yıl 13"ncüsü yapılacak olan “Öldürülen Gazeteciler Günü” 6 Nisan 2009 Pazartesi günü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından geleneksel hale getirilen etkinliklerle hayat bulacak...
"Şiir, güçlü duyguların kendiliğinden taşmasıdır. — William Wordsworth"
"Şiir, güçlü duyguların kendiliğinden taşmasıdır. — William Wordsworth"
Bu yıl 13"ncüsü yapılacak olan “Öldürülen Gazeteciler Günü” 6 Nisan 2009 Pazartesi günü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından geleneksel hale getirilen etkinliklerle hayat bulacak...
Li himber zulm û zorê hatin, rewşek him Îslamî ye û him jî însanî ye.
O gün Ankara daha da bir soğuktu. Elif, elif yağan kar şehri tir, tir titretiyordu. Bir haber “Uğur Mumcu öldürüldü”. Daha da bir titredi yürekler. Buz kesti damarda akan kan...
Çocukları küçük kurşunla öldürürler, değil mi anne?
Bir Boşnak çocuğun ağzından dökülen bu kelimeler, yıllarca yüreğimde kanayan bir yara oldu. Bu yazıyı yazma gerekçem de, bu çocuğa karşı duyduğum muhabbet ve mahcubiyettir.
Türkiye'de mekanizma böyle çalışmaz. Parayı genellikle sadece yayınevleri kazanır, yazara pek bir şey vermezler. O yüzden pek çok edebiyatçı ve şair için yazarlık ikinci iştir. Onlar geçinebilmek için başka işlerde çalışırlar, artan zamanlarında da kitaplarını yazarlar.
Bize yazmayı öğreten değerli öğretmenlerimiz mi yanlış öğretti bilmem ama zaman zaman internet sitelerinde karşılaştığım “Mutlaka Okuyun…” başlıklı yazılar beni o yazıdan resmen uzaklaştırıyor. Adeta yalvarırcasına bir ifade içeren bu başlıklardan uzak dururum.
Sev gönül kırılma hemen
İçinden sev haykırmadan istersen
Ama sev içinde kalmasın
Yüreğin kırmasın başka yüreği
Sev yaratandan ötürü
Doğa yasaları evrende hiçbir şeyin yok olmadığını, ancak başka özlere, tözlere, yapılara, şekillere dönüştüğünü öğretmiştir bize. O halde, yaşam asla yok olmaz ve süreklidir. Bu nedenle, "ahret hayatı, dünya hayatı" diye hayatı ikiye ayıramayız
Malumunuz; Kılıçdaroğlu son günlerde Cumhurun, yani bizim Cumhurbaşkanımıza karşı açık ve net ifadelerler küfrediyor, hakaretler yağdırıyor, halkı kin ve nefrete sürükleyip cazgırlık çıkartmak istiyor.
Ne demiş eskiler; “eceli gelen it cami duvarını pislermiş.”
Bir genel başkanın kullandığı ifadeye bakar mısınız Allah aşkına…
Sırlar Kuşağı
Doğa üzerindeki insan etkinliğine baktığımızda da egemen olma mücadelesini görüyoruz. Barış kültürü hakim olan topluluklarda doğaya egemen olma değil doğa içinde uyumlu yaşama kültürü geliştirme taraftarı olarak, doğanın yansıması olan insanın barışı egemen kıldığında doğaya dost olabileceğini düşünüyorum. Şu ana kadar yazdıklarım ve bundan sonra yazacaklarım fikir üretebilen
Dil, din,ekonomi, yönetim ve kültür eleştirisi yapan kübik deneme