Kırk Hadis Işığında
Peygamberimizin mübarek sözlerine “hadis-i şerif” diyoruz.Hadisler,dünyevî ve uhrevî hayatımızı nasıl tanzim edeceğimizi öğretir.Her insan Kur’an-ı Kerim’den mana çıkaramaz .
"Bugün 23 Temmuz 2026, saat 08:00. Dünya hâlâ yerçekimine inanıyor, ben de kahveme." – Franz Kafka"
"Bugün 23 Temmuz 2026, saat 08:00. Dünya hâlâ yerçekimine inanıyor, ben de kahveme." – Franz Kafka"
Peygamberimizin mübarek sözlerine “hadis-i şerif” diyoruz.Hadisler,dünyevî ve uhrevî hayatımızı nasıl tanzim edeceğimizi öğretir.Her insan Kur’an-ı Kerim’den mana çıkaramaz .
İslam geleneğinde Kur'an'dan sonra ikinci kaynak olan hadislerin güvenilirliğini sorgulayan bu metin, hadis külliyatının epistemolojik sorunlarına dikkat çekiyor. Kur'an'ın ilahi koruma altında olduğu açıkça belirtilirken, hadislerin insan eliyle derlenmesi, Nebimiz Muhammed'in vefatından yüzyıllar sonra sistemleştirilmesi ve farklı versiyonlarının oluşması gibi nedenlerle güvenilirlik sorunları taşıdığını vurguluyor.
İnsanı diğer varlıklardan ayıran,onun düşünme ve idrak edebilme kabiliyetidir.Bunun dışında,öteki canlılardan çok fazla bir farkımız yoktur.
"Kur'an'daki 'Bilenlerle bilmeyenler eşit midir?' sorusu, İslam'ın bilgiye verdiği değeri vurguluyor. İlk vahyin 'Oku!' emriyle başlaması, İslam'ın özünde bir bilgi medeniyeti olduğunu gösterir. Tarih boyunca Müslüman âlimler çok yönlü bilgi sahibi olmayı erdem kabul etmiş, İbn Sina, İbn Haldun ve Biruni gibi isimler farklı alanlarda eserler vermiştir. Günümüzde
Her dinin kendine mahsus mübarek gün ve geceleri mevcuttur.Hıristiyanlar Noel Yortusu için aylar önceden hazırlıklara girişiyorlar.Bütün milletlere bunun propagandasını yapıyorlar.
Bu metin, ruhun bedeni bir elbise gibi kullandığını ve Allah'ın yaratma sanatını farklı varlık formlarından gözlemlediğini anlatıyor. İnsanın değerinin sadece fiziksel varlığından değil, Allah'ın ona üflediği ruhtan geldiğini Kur'an ayetleriyle açıklıyor. Metinde ruhun özü, insanın yaratılış süreci ve Allah'ın insana verdiği özel değer üzerine derin düşünceler sunuluyor.
İnsan Hak ve Hürriyetleri İçin Bir Sığınma Evi Olan Kâbeyi, Ağlama Duvarı ve Mezbahaya Çeviren Din Aliminin Gölgesinde; Hac ve Kurban
merhaba arkadaşlar bu Semerkand dergisinin nisan sayısından bir alıntıdır.
Habil ismi, tarihteki meçhul iki(!) Ademoğlundan birine nasıl din alimlerince verilmişse; Ötzi ismi de Alplerdeki buzulda 5300 yıl saklı kalan bir cesede, bilim insanlarınca verilmiştir.
Şayet tarihte avcı (çoban) bir Habil olduysa Ötziyi de öldürmüş olma ihtimali de yüzde yüzdür. Çünkü Ötzi, bir avcının attığı ok
Akıl, vahiyle malumdur. Vahiysiz aklın yokluğuna hükmetmek, varlığıyla pasif kalmaktan evladır. Ruhu arındırmanın temel şartı sağlıklı ve düşünebilen bir iradenin olmasıdır. Çünkü asıl komut iradeden gelir ve ruha işler. Ruhun kirli kalması insanın psikolojik hastalığa yakalanmasına sebebiyettir. Bütün bunlar ise uydurmalardan uzak tamamen saf bir vahiyle çözüme kavuşur.
Son sözler döküldü o güzel dudaklarından hasreti ekti tarihe özlemler koca çınarlar oldu yüreklerde
"İnciller Üzerine Yazılanlar" başlıklı, bu konudaki ilk makalemde İnciller hakkında Hıristiyan dünyasındaki bazı araştırıcıların araştırmalarından kısaca bahsetmiştim. Şimdi ise, İncillerin içerisinde yer alan, birbirleriyle tutarsız ifadeleri yazacağım.
Ahiret Gününe İnanmayanalara,Şüphesi Olanlara bir Örnek;bilirsiniz 6 ay gündüz-6 ayda gece” yaşanan bölge tek farkı gündüzün olmadığı dünya.Evet örneğimize dönelim;Bu çizdiğimiz dünyayı tasvir edelim.Aynen bizim dünyamız gibi fakat gündüz yaşanmıyor.Orda yaşayan insanlar kesinlikle Dünyalarının tarihi boyunca gece olmuş günüz diye bir terimle karşılaşmamış dolayısıyla bizim adına güneş dediğimiz
Tüm ilahi dinlerin ortak bir paydada buluşması ve bunlara verilen genel bir ad islam. Hz. peygamberde diğer peygamberlerle aynı zorlukları ve baskıyı yaşadı.Dininin doğuşunda tarihinde tekerrürüne tanıklık ediyoruz.O zor şartlarda ve Allahın gönderdiği diğer peygamberlerle hep bir ortak bağı öğretileriyle ve aynı yaşam kaderiyle ortaya koydu.
SEMERKAND dergisi 101. sayısına ulaştı sorumluluğunun ve üstlendiği görevin bilincinde ve aşkla yola devam ediyor.
Boynuz/Boynuzlu imgesinin kökeni üzerne bir çalışma
Katolik hıristiyanlarının "dini lider" olarak kabul ettiği Papa 16. Benedict'in ülkemize gelmesiyle birlikte bazı kimselerin gözleri hıristiyanlığa çevrildi. Ben de bu konuda bir araştırma yapma ihtiyacı hissettim
Bilindiği üzere Hz. Meryeme, Allahu Teala bir evlat bağışlamıştır. Bu çocuğun cinsiyeti de erkektir. Tıbben de karşılığı olan bir üreme sistemiyle evlenmeden Hz. Meryemin sahip olduğu bu çocuğa(olaya) karşı hem Hz. Meryemin kendisi hem de çevresindeki insanlar(!) hayretler içerisine girmiştir. Hz. Meryem, vahiyle teskin olurken; etrafındaki insanların(!) da