Korona Hikayeleri - 2
Karşılaştığı insanların yüzleri gülmüyordu, sanki bir şeyden korkar ve kaçar gibiydiler, hareketlerinden stres içinde oldukları kolayca anlaşılıyordu.
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
Karşılaştığı insanların yüzleri gülmüyordu, sanki bir şeyden korkar ve kaçar gibiydiler, hareketlerinden stres içinde oldukları kolayca anlaşılıyordu.
Gök gürültülü bir gecede, minik çocuklar ve doğanın farklı unsurları yağmuru beklerken, bir sarmaşığın varoluş mücadelesi ve iç dünyasını anlatan dokunaklı bir hikaye. Farklılıkların kabulü ve kendine has değerlerin önemini vurgulayan, doğa ile iç içe bir anlatım.
Hayal gücü çok kuvvetli olan Rıza, sihirli bir kutu bulur ve hayal ettiği her şeyi gerçek yapabileceğini düşünür. Ama bu sihirli kutu onu kandırır ve hayallerinin gerçeğe dönüştüğünü sanmasına neden olur. Rıza, hayallerinin peşinden koşarken, gerçek dünyadan uzaklaşır ve kendini tehlikeye atar. Tek arkadaşı Baki ise onu durdurmaya
Gele gele geldik M.E.Ö Milattan En Önce 2610 yılına.. O devrin en önemli imparatorluğu Sakaretlerdir. Sakaretlerin az da olsa papirüs kağıtlarına yazdıkları bir takım şeyler, kanunlar manunlar vardır. Sakaretler Ülkesinin nikah törenlerinde ise ayağa basmak en birinci kanun haline getirilmiş ve de bir papirüs kağıdında zaptırapt altına alınmış,
Akın, ünlü bir arkeologdur. Kızı Asena ise onun en büyük yardımcısıdır. Birlikte, kayıp uygarlık Atlantisi bulmayı başarırlar. Ancak bu büyük keşif, onların hayatlarını değiştirecektir. Asena, üniversiteye gitmek ve kendi arkeoloji kariyerini yapmak ister. Akın ise kızını bırakmak istemez. Üstelik, Atlantisin sırrını çalmak isteyen kötü niyetli bir profesör de
Dost gülüşünün sıcaklığına merhaba demek için, kıvama gelmiş suyu demliğe boşaltırken bir perinin gamzesi düşünülmelidir. Akabinde demliğe Leylanın sırdaşı kara çayı özenle koymalıdır. Ahenk ve rengin merhabası, sımsıcak duygularla bardağa boşaltılmalı ve itinayla içilmelidir renk ve ahenk güzeli.
"Formdan düşüyorsun galiba Kuup," diye gülerek takıldı Sulvor. Kuup genelde işlerini sessizce bitirmesi ile ünlüydü.
Kuup yeleğinin gizli ceplerinden birine uzandı. Üzeri bir kumsaati deseni ve rünlerle işli oval, büyülü bir kaya parçası çıkardı. Rünlerden birkaçına dokundu.
"Formdayım," diye cevap verdi. Sinsice gülümsedi.
Akın ve Asena, kayıp şehri buldukları halde, gerçeği kimseye kanıtlayamazlar. Akın, arkeoloji camiasında dışlanır ve üzülür. Asena, babasına destek olmak için yaşadıkları macerayı bir kitap olarak yazar. Kitap, gerçek olduğunu söylemeden Atlantis'i anlatan bir kurgudur.
Kitap piyasaya çıktığında, büyük ilgi görür. Okuyucular, Asena'nın anlattığı Atlantis'i çok
başım uğuldamaya başlamıştı.çıkmak için kapıya yöneldim.olamaz kapı kitliydi.pencerelere gittim.onlarda pervazlıydı.dengemi kurmaya çalışıyor yalpalıyordum.
Onun gibi tevazu sahibi bir insan kolay kolay şikayette bulunmaz. Yıllardır buraya gelir giderim, ancak onun sırtındaki kambur pek dikkatimi çekmezdi. Tâ ki şu ana kadar Evet düşünüyorum da onun sırtında kambur vardı, hem de iki tane. Ben onun kamburlarına değil, ağzından çıkan hikmet dolu sözlere bakardım.
Adam adımlarını kapıya doğru yönlendirdi. Biran önce bu gizemli ortamdan sıyrılıp karısının koynuna girmeyi ve normal hayatına dönmek istiyordu. Çevresine bakındı, duvarda farklı boylarda Hristiyan figürlü tablolar çoğunluktaydı. Onlara bakmayı istemedi. Kapının önüne geldiğinde yere baktı, bir sürü ayakkabı gördü. Hepsi de iriceydi. Aralarından ayakkabısını aradı, bulamadı. Bazı
Algılarımız otoriteye tehlikeli gelipte bir algı dairesi kurup algı mükellefi olacağımız fantastik öykümün 5. bölümü
Profesör Jack Stingo üniversitedeki görevinden arta kalan zamanlarda laboratuvar haline getirdiği evinin bodrum katında çeşitli deneyler yapıyor, yeni buluşlar gerçekleştirmeye çalışıyordu. Son birkaç yıldır bütün dikkatini robot kartal yapımına vermiş ve çalışmalarını bu yönde yoğunlaştırmıştı. Gerçi şimdiye kadar iki robot kartal yapmış ve bunları şehrin varoşlarındaki evinin geniş
Online Tv platformu MovieWeb te izlediğini sandığı bir dizinin aslında hiç varolmadığını öğrenen biri ne yapar?
Ben de öyle yaptım. O fimi araştırdım. Sonuç mu? Hiçbir bilgi yok.
Fakat gerçeklikle delilik arasında her zaman bir 'Kayıp Yol' vardır.
Odanın içerisinde sanki ölmek üzere olan ve can çekişen kocaman bir yılan vardı. Sarı renkliydi, ağır ağır hareket ediyordu, gövdesi çok kalındı ve arkasında duran, onu kontrol eden görevliye itaat ediyordu. Bu serpent ürkütücü görünüyordu. Ona ne çağrıştırdığını idrak bile edememişti.
babam bu fotoğrafta şekilden şekle giriyordu.Bir bakıyorum bir arenada boğa güreşçisi olmuş “oley,oley” sesleri arasında azgın boğaya korkusuzca kılıcını saplıyor,sonra hayal değişiyor:Padişah sarayında belindeki kuşağıyla,kafasındaki sarığıyla yarı eziklik içerisinde bir harem ağası ,bir cami önünde ayağı pansumanlı bir dilenci ,bir uzay aracında astronot şekillerine dönüşüyordu.
"Derya hanım nolcak? Hatun senin içine düşecek neredeyse. Bu konuda bir şey yapmayacaksın demek mi oluyor bu?"
Kaan güldü. Özge'nin gözünden de bir şey kaçmıyordu.
Ölümsüz olmak.Belki de her insanın aklından geçen bir hayal.Peki bu hayal için ne kadar bedel ödenmeli.İnsan insan olmaktan vazgeçerse ölümsüz olmak anlamlı olurmu