Sedat Bey'in Acısı
Sedat Bey’ in acısı artık “çok” olmuştu. Kelimeler, acı süslü, acıya hasret meraklı ruhların içerisinde kendilerine yer almışlardı bile.
"Yarınki gazeteyi okumanın en iyi yolu, bugün onu yazmaktır." - Mark Twain"
"Yarınki gazeteyi okumanın en iyi yolu, bugün onu yazmaktır." - Mark Twain"
Sedat Bey’ in acısı artık “çok” olmuştu. Kelimeler, acı süslü, acıya hasret meraklı ruhların içerisinde kendilerine yer almışlardı bile.
Dünyada her duyguyu barındıran ender kentlerden biri olan İstanbul’da “Karşılıksız Aşkın” semboluydu Kız Kulesi …

Seni seviyormuyum bilmiyorum ama fotoğrafını sevmiyorum. Sevemedim. Ve sevmeyeceğim.
Denizle elele verdi, kayıklardan pek çoğunun iplerini kopardı, onları, isteseler de istemeseler de, engin sularda özgürce sürüklenecekleri bitmeyecek bir geziye çıkardı.
Gözlerim tavana dikildi,kendimi Faruk Nafiz Çamlıbel'in
Buradaki küçük kiraz ağacını yetiştirmek için çok uğraşmıştım.
...... yaşamının en mükemmel duygusunu yaşıyordu ve kendine ölene kadar bitmeyecek sevgi dolu bir kalp vaat edilmişti,neden geri çevirecekti ki...........
Otobüs seslerinden beynim uyuşmuş bir halde Mecidiyeköy’ün ruhsuz, anlamsız ve hepsi birbirine benzeyen sokaklarında ilandaki adresi aramaya koyuldum. Sıcaktı. Sırtımdan ter boşalıyordu ve aradığım adresi bulmam yaklaşık bir saatimi almıştı.
her duruşun bir estetiği var
Yalnızlıkların her türünü tanımıştı. Kadın olmanın onurundan ödün vermeden, kadınlığını herşeyin üstüne koyrak yaşamaya kararlı bir kadının içine düştüğü, içine itildiği yalnızlıkların tümünü yaşamıştı.
Sonra bir ara benimle aynı kaderi paylaşan kişinin kim olduğunu öğrenmek istedim. Kimsin? diye tekrar sordum. Adımı söyledi. Soyadımı söyledi.