"Gelecek, henüz yazılmamış bir kitaptır; ve ne yazık ki, çoğu yazarın ilk taslağı kadar kötü." - Umberto Eco (kurgusal)"

Ben Bir Yaban Atım

Yaban atları koşmayı, çimenleri, dağları, hatta uçurumları sever Ben de bir yabanım bunu unutma, birçok şeye de yabancıyım. Herkesin bana eyer, semer, saman vermeye çalıştığı bu dünyada Herkesin sırtıma iki üç ağır söz yüklemeye çalıştığı şu dünyada

yazı resim

Yaban atları koşmayı, çimenleri, dağları, hatta uçurumları sever
Ben de bir yabanım bunu unutma, birçok şeye de yabancıyım.
Herkesin bana eyer, semer, saman vermeye çalıştığı bu dünyada
Herkesin sırtıma iki üç ağır söz yüklemeye çalıştığı şu dünyada
Özgürlük adına iki çifte atmışım koşar adımlarla kaçmışım çok mu
İki üç sözle beni kendilerine bağlayacak olanlar bilsinler ki
Yaban atıyım kendimi uçurumdan atarım kimsenin kölesi olmam
Dağların çayır çimenleri varken ben öyle okşamalarla doymam
Ben bir yaban atım, dağları severim sen ot tadı verebilirsin ancak

Sabahın köründe açılır gözlerimin perdeleri ışık vurur suretime
Bir nara gibi bir kişneme gibi dolaşmak isterim vadilerde
Bir yaban atım yabancıyım dizginlenmiş söze, teselliye, söyleme
Ne vadedebilir esir ruhlar prangalı hayatlar söyleyin bir özgüre

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön