"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Bir Uçurum Vakti

Yüreğimi öğütürken yeniden yapmayı başarmak çok zor geliyor. Sırtımdaki pamuğun tonluk ağırlığı belleğimi ezip geçiyor. Kendime ağırım, canıma, özüme. Özümden ölesiye uzağım. “Uzaklaş ki geri dönebilesin!”

yazı resim

Yüreğimi öğütürken yeniden yapmayı başarmak çok zor geliyor. Sırtımdaki pamuğun tonluk ağırlığı belleğimi ezip geçiyor. Kendime ağırım, canıma, özüme. Özümden ölesiye uzağım. “Uzaklaş ki geri dönebilesin!”

Hiç geri dönemeyecekmiş gibiyim. Tüm bağlarımı kopardım. Öyle ki tek bir bağa dahi tahammülüm yok. Yüreğime ne yaptım! Nasıl yaptım! Bilmiyorum. Yabancıyım işte; hem de hiç tahmin edilemeyecek bir uçurumlukta.

Sözlerim tıslayarak boğmaya hazır bir dolulukta. Sözlerimi kendime akıtıyorum, boğuluyorum. Yutkunamıyorum. Önce boğup sonra mı zehrimi akıtsam, yoksa zehrimi akıtıp sonra mı boğsam? Ne fark eder? İkisinin de ucunda ölüm. İki ucu ölümlü seçenek.

Gördün mü bak, geri dönmeye hiç niyetim yok. Geri dönersem öldüreceğim. Ölmek daha iyi. Bırak, uzaklaştığım yerde kalayım. Kendi başıma öleyim. O kadar hasretim yalnızlığıma. Varsın kurtaracak tek bir kişi dahi olmasın. Ölümden şikâyet eden kim, şikâyetim kendimden.

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön