"Sanırım zamanın ne kadar hızlı aktığını merak edenler, genellikle borçlarını ödemeyi unutmuş olanlardır." – Mark Twain"

Çözemediğim Düğümüm!

yazı resim

Gözyaşlarım
Refakat ediyordu
Uzandığın her umudun
Boşluğunda yaşadığım perişanlığa.

Açılamıyordum
Her geçen gün katlanan
Gizliğin karanlığında aradığım şafağa.

Kendimle
Barışık olmayan keşmekeşliğin

Hasretini
Yaşadığım berraklığın
İtminanlığını sunacak değerleri.

Benliğimin
Amaçsızlığı yaştan
Avuntularının seyriyle

Neyi
Arayacağımızın
İdrak edilemeyen bilinçsizliğiyle

Düşünmenin
Fakirliği
Ne kadar korkunç meğer

Bir değerin
Atfedilmesi için bilgi
Çokluğundan arî bulunmak gibi

Melalimi
Yalnızlığa iten süreç
Mülayimliğin vaaz ettiği teslimiyettir

Nebatatı bu denli
Yakın bulurken kendimi

Neden
İnsanlar için benzer
Yakınlığı kuramıyorum

Alalayarak
Bir yol almanın
Maslahatlar gözeterek başarmanın

Takiyyelerle
İlmi siyaset iftiharlarının
Halime yakınlığını bulamıyorum bir türlü

Bir şey
Aksa aktır
Karaysa da muhakkak
Ki karadır
Grileri anlamlandırmak adına

Mizacı
Edinimler
Ailevi ve fıtri
Donanımlarla kaimdir

Övgü
Ve yerginin
Anlamsızlıkta kuvvet bulan

Değerin
Zahir içinde
Kaybolan her kişiliğin

Kahrını
Çekmek ne kadar
Zor geliyor sineme

Kuşun
Güzelliğinde

Yaprağın
Teslimiyetinde

Ağacın
Kökleriyle

Mezarın
Sadece kalan kemikleriyle

Toprağı
Temaşa ederken
Şahit olduklarımı

Kime
Nasıl anlatayım ki
Hissetmeden hükmetmek
Densizliğin yaşatmamak için

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön