"Yarınlar, bugünün kahvesini içmeye cesaret edemeyenler için hep bir sonraki fincanın dibinde saklanır." - Neil Gaiman"

Dudaklarının Kıyısına Düştü Özlemim

yazı resim

Sessizliği kanatıyor hüznün bıçağı
Ağızda s/öz üşüyor, sitemler yarım
Gömlekte t/er rüzg/arla söyleşiyor
Kumdan kaleler yaparken çocuklar.

Sayısı meçhul yıldızlar altındayım
Her ins/an bir yön seçmiş kendine
Güneşi sürmekte bedenine k/adın
Bir yengeç kendi kovuğunu arıyor.

Aşkın dam/ar/larını okşuyor müzik
Düşlerin tabakasına hüzün düşüyor
Bir özlemin edası tutuşturuyor k/anı
Martılar denizlerden çığlık taşıyor.

Bir var, sonrası yok yaşam teknesinde
Yargılarla tüketilen bir gün dönüyor
Parçalanmış ayrılıkların sığ sahilinde
İnsanlar olası kavuşmaları konuşuyor.

Tabaklarda aş, dudaklarda hızlı telaş
Yüreğimizi rehin vermişiz sevdalara
Her bahar bir b/aşka dökülüyor yaş
Mevsimler kendine inkarı türetiyor.

Sıradışı düşünüşlerin kararg/ah/ındayım
Dudaklarının kıyısına düştü özlemim
Unuttum yaşamın düş/sel türkülerini
Gülüşünün sığlarında ömür tükeniyor.

Selahattin Yetgin

]

KİTAP İZLERİ

Gözyaşı Konağı

Şebnem İşigüzel

Osmanlı Sürgününde Modern Bir Kadının Sesi Şebnem İşigüzel, Gözyaşı Konağı’nda, 19. yüzyıl Osmanlısının boğucu atmosferini, ataerkil bir ailenin baskısıyla Büyükada'ya sürgün edilen genç bir kadının
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön