"Sabahın sekizi ve Salı... Henüz kahvemi bitirmeden önce, Tanrı'dan daha azını yargılayabilir miyim?" - Dorothy Parker"

yazı resim

sen mevsimini kaybetmiş bir kar tanesi gibi;
düşerken avucuma,
dokunmaya korkardım
ellerin, erir diye,
ellerimin arasında.

sen haziran ayında ki,
firarı kış günümdün benim,
yağan karın neşesi gözlerinde
kızarmış gök yüzünün rengi, teninde.

sen kanatsız bir melek gibiydin
gök yüzünden düşerken şehrime,
saflığı, beyazlığı ve temizliği de getirirdin
geldiğin yerden kalbimime

sen ki,
insan bedenine firar etmiş bir melek,
ben ki,
firar etmene sebep.
biz ki,
firari iki mahkum,
biz olmaya,

dünya, hey gidi dünya
kocaman bir kar topudur aslında
sen ve bense bir birine sımsıkı tutturulmuş birer kar tanesi
kar topunu yapanın avuçları arasında...

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön