"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Kayıp

Parçalarım... Paslanmaya yüz tutmuş, masumların ellerini kesmiş. Benim kırık parçalarım... Birleştirmek için fazla keskin, önemsemek için de fazla küçük.

yazı resimYZ

Uğruna yaşadığım ve öldüğüm her şey, beni yaşamdan ayırıyor. Yaşamdan ayrı düşerken tiz sesler duyuyorum. Vücudum buz dağına dönüşüyor, gözyaşlarım gökyüzüne sığınıyor, yaralarım kabuk tutmak için ağlıyor. Hayallerim tüm kapıları yüzüme kitleyip tanrının varlığına kulak asıyorlar ilk defa ve dua etmeye başlıyorlar. Ben ise seyirci kalıyorum her şeye, dudaklarım mühürlenmiş, yok olma isteğini inkar edemez bir şekilde. Daha fazla farkında olmam istenmiyor, gözlerim gölgeleniyor, tatlı bir rüyaya dalıyorum, yok olma isteğine biraz daha alışıyorum. Sırtımda bıraktığı gölgelerin cehenneminde kayboluyorum, kendi yok oluş destanımı yazıyorum. Bitmeyecek bir destan...
Aynalara bakıyorum, sadece kırabiliyorum.
Parçalarım...
Paslanmaya yüz tutmuş, masumların ellerini kesmiş.
Benim kırık parçalarım... Birleştirmek için fazla keskin, önemsemek için de fazla küçük. Belirsiz bir karanlık bana doğru geliyor, anılarımı ve tüm acıları benden koparabileceğini söylüyor. Sonucu biliyorum. Sislerin arasından bana doğru gelen koskoca bir kayıp...

KİTAP İZLERİ

Kendi Işığına Yürü

M. Kemal Sayar

Karanlığın Ortasında Bir Işık: Kemal Sayar'dan Toplumsal Travmaya Edebî Bir İlk Yardım Türkiye'nin kolektif bilincinin pandemi, ekonomik krizler ve depremlerin derin yaralarıyla gölgelendiği bir çağda,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön