"Herkesin kendi 'başyapıtı' vardır; çoğunlukla yazılmamış, hatta düşünülmemiş bir romandır." - Umberto Eco"

yazı resim

ölmek, düşmek mi, buz tutmuş yolda ayağın kayınca?
ölüm, teslim olmakla direnmek arasındaki mesafesizlik mi?
ölüm,günahlarımın bedelini ödeyeceğim hapishane mi?
en kötü şartlara sahip özgürlük,en iyi ölümden daha cazip mi?..
önemsiz ve önemli şeyler arasındaki umursamazlık mı?
Ölmek hakkında ön yargılıyım:
onu nefret edecek kadar önemsiyorum;
çünkü, o’na dair korkular doldurmuş bedenimi...
Ölüm, korkulacak bir şey mi?
yoksa ölümden korkmamak mı gerekli?
Ölüm, önemsenecek en son şey mi?
Aslında, o bir zavallı
ve hiç kimseyi ısıramaz dişsiz ağzıyla!
İyi ama, cesaretim neden kırılmakta?
Neden, düş kırıklığı yaşamaktayım?
Düş kırıklığım cesaretimin kırılmasından mı?
Tir tir titriyorum!
Cesaret olmasa da titremek ayıp değil mi?
Utanmalıyım!

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön