"Sabahın dokuzunda şiir yazan adamdan hayır gelmez, hele bir kahvaltı etsin de bakarız." - Orhan Veli Kanık"

yazı resim

SAKALLI ENİŞTE
Üç beş yıllık bir ömründe
Bu kadar çok düşmanı nereden buldun?
Bir adın vardı…”Günah keçisi”oldun.
Herkes senden usanmış!Böyle giderse,
Ne evin kalacak ne yurdun.

Erozyon sendenmiş,kuraklık senden…
Dağları bitirmişmiş rahmetli deden.
Huzur yokmuş millete dünyada asla,
Soyun ve sopun kesilip tükenmeden!

Nerden tanır seni,söyle,siyasiler?
Hepsi sana kızgındır,bıçağı biler.
Bir köpek kadar kıymetin yokmuş,
Aramıyor hakkını bir hayvansever(!)

Siz yolda dört koyun güttünüz mü beyler?
Bilir misiniz, dağda keçiler ne yer?
Dünya kurulalı tükenmiş mi bir yer?
Varsa söyleyin de öğrensin keçiler.

Tekeden süt çıkarmaktır maksadınız;
Beş çalıyı keçiye yasakladınız.
Böyle giderse bir canlı türünün,
Kökünü kurutacak bu inadınız.

Neden kendin dinleyip,kendin söylersin?
Nasıl bindiğin dalı böyle kesersin?
Bu gidişle et değil,köpek leşi yersin!
Allah size akıl,bana keçi versin.
Ünver PAZARLI

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön