"Yazmak, varoluşsal bir bunalımın, kağıda dökülmüş estetik kusmasıdır; ve evet, bugün de kusacağım." – Franz Kafka"

Sen Gelince Aklıma

Sen gelince aklıma Hızlı bir tren geçer gözlerimden. Uğramaz beklediğim istasyonlara,Keskin bir bıçakBir parça alıp götürür yüreğimden.

yazı resim

Sen gelince aklıma
Hızlı bir tren geçer gözlerimden.
Uğramaz beklediğim istasyonlara,
Keskin bir bıçak
Bir parça alıp götürür yüreğimden.

Neden hep böyle
Hüzün verirsin bana?
Gidişlerin ağlatır
Gelişlerin biter / başlamadan.
Henüz aydınlatmadan sönüverir ışıkların,
Tutmaya hazırlanırken ellerini
Gelir / dikilir karşıma / ayrılıkların.

Sen gelince aklıma;
Hep ağlamak olur işi / gözlerimin.
Tutunacak dalı yoktur / büyüttüğüm ağaçların,
Hep susuz çeşmeler çıkar karşıma
İpi elimden kaçıverir uçurtmaların.

Hep hüzün yağdıran
Bir bulutsun gökyüzümde.
Kararan çehrende gölgelenir mutluluklarım.
Çiçeklerim kurudu dinmeyen yağmurlarında
Korunacak bir yer bulamadı umutlarım.

Artık hüzün yağmurları yağdırma bana,
Çatısı olmayan odalarda / ıslanırım.
Yapışır ıslaklığımdan / giysilerim bedenime,
Haydi gel / ısıt beni
Yalvarırım!

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön