"Yazmak, beynindeki tüm dertleri kağıda kusmak gibidir; tek fark, kimsenin o kusmuğu yememesidir." – Charles Bukowski"

yazı resim

yıkar mı bu sevda bizi yakar mı be adam
sevda tünelinde yalnızlık
kılar mı bu sevdayı nadan
sadakat üstüne kurulu düzen
sakın ayırma bizi yaradan

açınca bir mahi gözlerini maviye
yeşildi gözleri yeşilden öte
susunca demi ahengi ince saza
bir çay bardağı dudağımda

bir türkü söyler yanık mı yanık
yanlışın doğrunun yüreğinde
ta ki araya durunca yanlızlık
afaroz cümlesi söylendiğinde

sakın arama bende sevda
sevda asikar yüreğimde
duman kayıp ateşi yüreğimde
tutkundu güneşle ay
sevdanın son deminde

söz uzar sevdanın kahvehanesinde
ayrı gezer güneşle ay
güneş aya sitem edince
durulur cümlesi sabahın yelinde

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön