"Yazmak, aslında ölmek için bahane üretmektir; çünkü yaşarken yazamazsın, yazdıkça ölürsün." — Franz Kafka"

Soma "Ya Mersiye

yazı resim

Soma sinede sancı Soma kemikte bıçak.
Acıyan yanımızın yangında talan hâli.
Bu emsalsiz acıya nasıl can dayanacak.
Soma, bu bahar sende gam vurgunu ahali.

Kömür gözlü canların bedeni kömür oldu.
Böyle yangın görmedi yangın yeri sinemiz.
Soma’da bahar günü güllerin rengi soldu.
Ağır bedel ödedik birkaç ton kömüre biz.

Hangi vicdan yanacak yanan tenleri anıp.
Üç kuruşun bedeli ne kadar ağır oldu.
Rızık için indiler her şey süt liman sanıp.
Öyle bir şivan düştü duyan saçını yoldu.

Soma tarihin sızı seni anmak can yakar.
Yüzü kömür karası canlar düşer toprağa.
Gözlerden siyim siyim göçenlere yaş akar.
Hiçbir ateş denk düşmez sinemizdeki dağa.

Rızkınız rızıkların en helâli kuşkusuz.
Alın teriniz düştü sizden önce toprağa.
Ateşte can verdiniz hasret deminde susuz.
Acınızı resmettik suskun denize dağa.

Soma son olsun acı boyunlar bükülmesin.
Evlere acı değil esenlik dolsun her dem.
Kömürün acısıyla gözyaşı dökülmesin.
Acılarımız dinsin yaramıza ol merhem.
Ankara,15.05.2014 İ.K

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön