"İnsanlar, bir şeyi öğrenmek için önce o şeyin ne kadar gereksiz olduğunu öğrenmeli." - Oscar Wilde (kurgusal)"

Var mı Mektup Yazan Delikanlı

yazı resimYZ

Var mı mektup yazan delikanlı,ya da genç kız,
Bu devirde sevdiğine,
Ucunu yakıp yakıp gönderen?
''Ben de sana yanıyorum Nesteren.''
Nerdee,arasanda bulamazsın...
Onlar artık çook gerilerde kaldı,
Mektupların arasına e-mail'ler,bilgisyar'lar daldı...

Mektup diye bir edebi tür bile kayboldu neredeyse.
Tanınmış yazarlar,şairler arasında mektuplaşmalar,
Kitap yapılırdı çok kere,
İnretnet'le çetleşmek icad oldu,
Mertlik bozuldu,
Mektuplar tarihi eser gibi,
Sıra sıra müzelere dizildi...

Kendime bakıyorum,
En son mektubu askerde yazmışım,
Acemi birliğinden aileme.
Kart atmakta yok artık;
Telefon la mesaj gönder gitsin...

Mektup özlemdir,hasrettir buram buram.
Delikanlı söyleyemediği aşkını,
Kağıda yazıp verir sevdiğine...
Niye;
Çünki,hiç bir kağıdın yüzü kızarmaz bozarmaz diye...
Bak işte geldi cevap,
Yüreği pırpır sevdi yine...

Evvela bahusus selam eder diye başlar.
Büyüklerin ellerinden,küçüklerin gözlerinden öperim,
Diye devam eder,gurbetten yazılan mektup...
Bazen üç gün de gelir,bazen üç ay da,
Bekler durur artık postacının yolunu...

''Yine yakmış yar mektubun ucunu''
Güzel türkülerimizden.
O da unutulup gidecek herhalde,
Bundan sonra,kimse iki satır bir şey yazmazsa...

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön