"Yazmak, aslında var olmayan bir düşmanla kavga etmek gibidir. En azından, kimse sizi suçlamaz." - Ambrose Bierce"

Yokluğuna Oynuyorum Hayatı (Mı)

sevgilim!.. ben sende kalabalıklaşmadıkça nasıl yaşarım , söyler misin ? )

yazı resim

Yokluğuna Oynuyorum Hayatımı

-yıkılışıma ayak uyduramıyorsun değil mi ?

…yokluğun , uçurumdaki bir uçurum çiçeği gibi. Yel değse göğsüme düşerim/ düşlerimle alay edip gülerim / yenilgilerim yokluğunda gizli hayat(ım)la oyun oynarım… kuralsızca !

bilirim!.. sevmek,biraz acı çekmektir . işte buna aldanırım . yüreğim yokluğunda kalır da ben nasıl senden (vaz)geçerim. Yüreğimi al nereye istersen oraya göm ; zaten sensizliğin nefes alış-verişleri boşuna değil mi?
Sevgilim ben sende kalabalıklaşmadıkça nasıl yaşarım , söyler misin ?

-takvimler mevsimlere yenik düşer de nasıl puslu duvarlara çarpmam ! nasıl gel-gitlerde yokluğunda kaybolmam … ben sende bir ömür yoldaşlığına kandırılmışken ;yaralarım derin kuyulardan kabuk bağlamışken , söylesene cennet yüreklim yokluğuna nasıl aldanırım !..

bilirim!.. sevmek biraz acı çekmek ; yoksa hiçbir kül ateşe bu kadar sadık olamazdı . yanmak,bir sevgiliye ve yeniden yanmak ; acı çekmek belki de sessizce düşünmek , küllerinden sana doğmak… yokluğunda sevmek ! çok sevmek…

(sevgilim!.. ben sende kalabalıklaşmadıkça nasıl yaşarım , söyler misin ? )

-aykırı günlerdeyim . bir parça kırıldım ! kader , içimdeki güzelliğini sünger gibi emdikçe yokluğun(d)a kalakaldım… benzeri daha yüreğime saplanmamış mutluluktan uzakta kalmak ve hayata güler yüzlü bakabilmek ; hayır sevgilim ! ben bu çelişkilerde nasıl yaşarım ?

bilirim!.. sevmek , acılara da alışmaktı . yozlaşan iklim oyunlarına mevsimleşmekti . belki esmerleşen akşamlarda kaldırım taşlarına sarılmaktı . yokluktu ! sevgiliden uzakta yaşamı kabullenme(me)kti…

(benzeri daha yüreğime saplanmamış mutluluktan uzakta nasıl yaşarım …)

-takvimler mevsimlere yenik düşerse ve seni benden alırlarsa sevdiğim , inan bu hüzünlü bedenimi her şeyden uzaklaştıracak çarelerde yaşatırım ; öldürürüm ! ruhum yine seninle çarpar… yenilmem inan hiç kirlenmem ! gelinmez yollarda kalacağımı bilsem de yine teslim olmam . sen varsa ömrümün en huzurlu yanında bunu bilirim . sana koşarım tutmasa da dizlerim…

-son bir defa görmek için nefasetini yokluğuna oynarım hayatı(mı)… yaşamak sevgilide çoğalmaksa yanarım , küllerimden yine sana doğarım !..
bilirim!.. sevmek , sevgili için acı çekmektir…

canım sevgilim yanılmadım !.. sadece sevdim …

emre onbey

]

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön