Belki Eski Bir Dosta Rastlarım Diye
Çocukluğumuz buralarda geçti / Yüreğimize ilk ateş / Bu daracık
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
Çocukluğumuz buralarda geçti / Yüreğimize ilk ateş / Bu daracık
Kimim ki ben / dünyada bu kadar acılar varken /
Şimdi ki çocuklara bakıyorum ve acıyorum, hepsi bilgisayar mağduru, ortaokulu bitirmeden gözlüklerini takıyorlar. O kadar saat bilgisayar başında oturursan, gözde bozulur, Allah muhafaza akıl sağlığıda...Bir makinayı aşırı derecede sevmek, en kısır sevgilerden biri olsa gerek. İletişim yok makina ile insan arasında... Yeri geldi mi bir kedi ile, karınca
Vızzzzz vızzzzz vızzzz diyerek odanın aynasına yanaşır sinek sıklet... O da ne? ''Karşı da benden bir tane daha var.'' Hangi kabileden ki bu? Bunu daha önce hiç görmüş müydüm? Sanmam! Sesleneyim bakayım şuna... ''Hişşşşt dostum, dostum sana diyorum, bakar mısın?'' Ses seda çıkmamaktadır. Nasıl çıksın ki sinek ayna
Yükselip yükselip uzaya kadar da çıkamazsın ya Dolares Bacı, Dolares Gelin, Dolares Görümce, amaaan neyse ne işte? Bak bu sefer de sana bacı, gelin, görümce, her bir şeyi dedim... Senden tabi ki merhamet beklemiyoruz da niye uğraşıyorsun bu kadar dünyanın gariban fakir ülkeleri ile anlamak zor... Yok aslında
Gömülüp de derslere / gömülüp de hayata / sonra şiiri
Aranızda birçoklarınız biliyorum ki benim gibi ticaret erbabı... Ticaret Erbabı olup da ticaret yaptığı kişilerden kazık yemeyen var mı? Kimse kendini kandırmasın... Hiç takanağı olmayanın yine de bir iki kişiye para kaptırmışlığı vardır illa ki... Benimkileri bir saysam dudaklarınız uçuklar... Bir kısmı öldü gitti, ahirette Rahmeti Rahmanın karşısına...
''Gün akşam olur elinde kitaplar / ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin
Koltuğu devirmek o kadar da kolay değildir... Hele de o koltuğa daha önceden oturan başkan, (her neyin başkanı ise) kendini koltuğa bağlamış ya da Japon Yapıştırıcı ile yapıştırmış olabilir... Koltuğu devirmek isteyenler gece gece makama gelip de koltuğu devirmek isterlerse bile koltuk sahipleri koltuğu, makamdan kalktıktan sonra büyükçe
İnsandı o Arakanda ki mazlumlar, kimsesizler... İnsandı Hak ve hukuk uğruna savaşırken ölenler... İnsandı, ülkelerinde bağımsız yaşayabilmek için Grozni'de Rus Tanklarına el bombaları ile direnenler... Biz neyiz ki? Biz kimiz ki? Yerde düşene bile dönüp bakmıyoruz da yine de kendimizi cennete layık kullar sanıyoruz...
Var mı mektup yazan delikanlı,ya da genç kız, / Bu devirde sevdiğine,
Yabana atmayın sakın duaları / bazen ananızın duası / gelir
Yüreklerine dokunabiliyor muyuz acaba insanların? Bedensel temasın ötesinde, ulvi bir duygu, müthiş haz dolu bir şey. Gözlerin gözlere sevgi ile bakması ve karşınızda ki insanın bakışları ile yüreğinize dokunması...Yaratıcımız olan Allah bize ''Şah damarımızdan daha yakın'' olduğunu söylüyorsa, alabildiğine dokunuyor demektir bize ve onun dokunduğu yerlerde de bereket
İlahi Nasrettin Hoca / asırlardır sana katıla katıla gülerken /
Biz ne zaman yitirdik insanlığımızı / seneler önce / o
Bu şiir noter huzurunda yazılmıştır. / Noter kim mi? /
Makas bu, keserde keser, bazen de kesmez olur... Körelir, köreldiği zamanda iyi bir bileyicinin elinde bileyilenip keskinleşmesi lazımdır... Zaman zaman kumaş kesersiniz, zaman zaman kağıt ve benzeri şeyler... Makasın açık bırakılması uğursuzluk getirir de derler, illa ki batıl bir inanç olsa da yine dikkat eder halkımız bunlara... Çoğu
En baş belası işlerden birisi kış günü, karda, kıyamette arabanızın lastiğinin patlamasıdır... Bundan daha can sıkıcı bir iş yoktur. Ha, biliyorsanız lastik değiştirmesini, kış da kıyamette olsa halledersiniz, bayansanız çok zorlanırsınız bu konuda... Erkek iseniz de değiştirirken mutlaka başta elleriniz olmak üzere her yeriniz donar...
Bizim askerimizin adı Mehmetçiktir... Mehmetçiğin bir anlamı da Küçük Muhammed demektir. Her biri aslan kesilir cephe de her biri adeta Muhammed... Bir çok kanı bozuk askerden kaçmak için doktorlara para yedirip çürük raporu almaya kalkarken, kalp hastası olduğu halde, beni askere almıyorlar diye ağlayan şu Mehmetçik de ki
Her şehide bin şiir, yazsak bile az gelir. / Onlar evlatlarımız, bir ölür
1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında...
Elliyedi seneye sığdırılan bir yaşam. Geçip gidiyor işte şiir, deneme, öykünün sıcaklığında... Yirmi beş yıllık bir birliktelik iki de aslan gibi evlat daha ne olsun?
Mizah ağırlıklı öykü ve denemeler toplumsal ağırlıklı şiirler
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm
Aziz Nesin, Muzaffer İzgü,