Güllerin En Kırmızısıdır Katresiyle Günaydın
Güllerin en kırmızısıdır katresiyle günaydın / Üzüm buğusundan hüzünlü veda kötü günlere
Güllerin en kırmızısıdır katresiyle günaydın / Üzüm buğusundan hüzünlü veda kötü günlere
Şimdi çöl vakitlerinde / Cam güzelinin hüzünlü bakışlarını topluyorum pencerelerden /
Onurlu tüm ruhlar gibi / C-ismin "yalın halinde" iken /
Acının ağusunu ağlayarak akıttı adam / Acımasızca akarken aşk avuçlarından /
Kırmızının kırmızılığını, / mavinin maviliğini, / damlanın damlalığını unutup
Ellerindir incecik, / Ellerin / Bembeyaz /
Onbaşım bak! / Akrep olmuş zaman., / Akrep burada yelkovana
İsmini bilmediğim bir köy / Tarif edilmez gözlerle / Bana
Sonraaaa... / Buraların kokusu / Farklıdır İstanbul'dan /
sen sokak kedisi! / sen serseri! / şevkatimle sarmaladım seni
Ayna / Adama bakıp ağlıyordu. / Şehre /
Yine karıştırdım / yetersiz / kelimeler /
Cennette miyim? diye sordu meleğe / Hayır Cinnettesin dedi ekmek bıçağı
ölüm / bir pencereden bakıştır / dışarıdan /
Ne kadar kardeş nefret acıya? / Kumdan kalelerinizde / bu
Isırıcı düşlerin canımı yakıyor Marius / ve yakınmıyorum inatla yaşamaktan. /
İstanbul'a karanlık yağdı. / Yağdı, sadece yağdı. / Oysa mevsim
lodos gemileriyle gidip / poyraz gemileriyle döner küçük adam /
kayan , akan bir özleyişsin avuçlarımdan / hiç benim olmamış gibi
kırk ayaklı yaralı at! / ömür, iki yüzü keskin bıçak /
Üçle beşi çarpar
Tövbelere bölerim
Keşkeler çıkarırım zamandan
Rakamları otlatırım sabah akşam
Ben: sahte ozan
Kendi içinde mutlu çoban!
Rakamları boyarım maviye
Naylon alırım... para satarım
İlgi sayarım... bilgi sayarım
Çaresizliğimi haykırır bilgisayarım
Mevsimlerin göçünü görürüm 6. kattan
Rakamlar düşer kanatlarından
Krediler... rasyolar... faizler...
Rakamlarla intihar eder istatistikler
Sıfırlarını soyarım katrilyonların
Kenarını oyalarım köhne hayatımın
Siz tadını çıkarın hayatın
Ben bur\'da oyalanırım
Sefer tasında yarım yamalak düşlerim
İstanbul\'un gönüllü kölesiyim
Kör karanlıklara saklarlar İstanbul\'u
Fazla mesaiden dönerken sobelerim
otuzbeşime geldim baktım ki 17 yaşımdayken düşündüklerimin tam tersini düşünüyorum. Ne ölümü düşlüyorum ne geleceği...Tenedos bandıralı düş kayıklarıma binip Anadolu\'ya vardığımda, kayıklarımı yakarken ilk pişmanlıklarımı yaşamaya başladım. Çünkü ben O\'nu yedi kocalı Kız Kulesi\'yle aldattım.
Şimdi iki ters bir kent kelimelerimi harf harf söküp, gitmeleri örüyorum. Arasına ada, deniz kızı ve martılar koyuyorum. Can Baba\'yla her gece bi tek efkar şiiri yuvarlıyorum.
O şımarık rüzgarlı kıza aşığım. İtiraf ediyorum!
Şiir hayatımın dönüm noktalarında hep oldu. Yalnızlığımın çıkmaz sokaklarına O\'nu getiren ayak izlerimdi şiirler...
Beyoğlu tramvayının çan sesiydi...
Bir askerlik türküsüydü...
Bir umutsuzluk öyküsü...
Bir coşku türküsü...
İstanbul
Gelgit duyguların/Kışkırtıcı girdaplarına kapılan/Gezgin yürekli şairlerin/Bayrakları dalgalanır şiirlerinde./Derin anlamlar arar/Yaşamın gözbebeklerinde/Düşler kurar tamgaz/Meydan okur ölüme/Kafiyeler dizer bir sıra/Kurşuna dizer sonra acımasızca.
Sait Faik, Orhan Veli, Nazım Hikmet, Sunay Akın, Ataol Behramoğlu, Özdemir Asaf, Can Yücel, Can Dündar, Yaşar, Ahmet Telli, Sezen Aksu, Cezmi Ersöz, Ergin Günçe
Siz bulmaya ne dersiniz?
http://www.izedebiyat.com/yazar.asp?id=917