"Sabahın köründe uyanmak, tanrının bize yazarların ne kadar tembel olduğunu hatırlatma şeklidir." - Douglas Adams"

Lg...

kitabın sonlarına doğru bir bölüm.. ağlasaymış..demek ki böyle olucakmış...

yazı resimYZ

`Beni bırakma..’
Duyma yetimi pasif hale getirmekte fazlasıyla geç kaldım..
‘Beni bırakma..’
Kendinden nefret etmek o anda gayet yetersiz bir his..
Çünkü o uğruna öldüğüm ya da zorla yaşadığım gözleri ağlattım ben..
Gözyaşları yere düşerken..
Onca duadan, yalvarıştan sonra ilk defa benim için ağlayan sen..
O anı görmemiş olmak için tüm hayatımı sona erdiremem..

Vücudumun her bir noktasına defalarca kar yağmış gibi..
Üşümek böyle bir şey mi??
Ülkenin tümüne yayılan soğuk hava dalgası yalan..
Dolu..kar..rüzgar..hepsi bir sıcak su akıntısı sankı..
Gerçek soğuk böyle bir şey mi??
Koluma parmağınla hafifçe dokunsan kıpkırmızı olucak biliyorum.
Hiçbir şeyi..
21 yıllık yaşamımı hissetmiyorum şu anda..
İki basit kelimenin oluşturduğu bir emir cümlesi,
bu kadar üşütemez beni..
Hareket edemiyorum..
Gözlerimizin arasındaki 2 santimlik mesefe,
Yoğunluğu göz dolduran bir sis birikintisiyle kaplı..
Bulanıklığı severdin sen..
Ağlama n’olur..yeter ağlama..

KİTAP İZLERİ

Kaplanın Sırtında: İstibdat ve Hürriyet

Zülfü Livaneli

Kaplanın Gözünden İktidar: Livaneli’den II. Abdülhamid’e Cesur Bir Bakış Türk edebiyatının ve düşünce dünyasının usta kalemi Zülfü Livaneli, son romanı "Kaplanın Sırtında: İstibdat ve Hürriyet"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön