"İyi kitapların sonu yoktur. — R. D. Cumming"

Bilimsel

Kolektif Alan 45

Kolektif alan, öznelerle birlikte giderilmesi gereken temel kaygıların karşılanması içinde sinerjini bir durumdu. Sadaka verme işi köleci paylaşımlı yansımaydı. Sadaka verme, lütufta bulunma tarzı köleci alan içine açılan nişlerdi. Nişlerin içi istendiği gibi eylem, söylem ve düşüncelerle doldurulacaktı. Nişler bu tarz inancı düşünce ve eylemlerin kullanım alanlarıydılar. Sadaka

Alan, Alan Etkisi Alan Yönü 4

El özel mülk sahipliğini meşru etmek için kolektifi oluşa (kolektif iliğe) karşıydı. Ama oligarşin içinde El, Eller arası bir yöneten irade ortaklığıydı. Oligarşi içinde El, Eller arasında bir yönetim ortaklığıydı. Günümüzde de bir ortaklık (kolektiflik) demek olan komanditi, limitet mal mülk ortaklıklarıydı (şirkettiler). İşte kölelerin El’e kaptırdıkları kolektif

Dillerin Şifresi

Bugünkü yazımda farklı dönemlerde yazılan, yazarları tarafından DİLLERİN ŞİFRESİ olarak adlandırılan iki farklı kitaptan bahsedeceğim. Bu kitaplardan birisi ve birincisi ise bendenize ait!

Göçün Bağırsak Mikroflorası Üzerindeki Etkileri: Suriyeli Göçmenler Örneği

Suriyeli göçmenlerin bağırsak mikroflorasının ve sağlığının nasıl etkilendiğini araştıran bir çalışmadır. Göçmenlerin bağırsak mikroflorasının çeşitliliği ve bileşimi ile beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı, stres düzeyi ve sağlık durumu arasındaki ilişki incelenmiştir. Göçün bağırsak mikroflorası ve sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekmektedir.

İnsanın Doğa İçinde Kendisini Var Etmesi

Doğa içinde var olmaya çalışıyoruz ama bir türlü doğanın bir parçası olduğumuzu kabullenemiyoruz.. .İlk çağda yada bu gün değişmeyen tek şey. Beyinde gerçekleşen kimyasal elektriksel bir takım süreçlerin parmak uçlarımızda gerçeklik bulmasıdır.

Baskıcı Dilsel İktidara Bir Başkaldırı

Öncelikle şunu anlamamız gerekiyor. Dil sadece yaşayan dildir. Gramer kuralları, konuşulan-yazılan yâni yaşayan dilden derlenir. Yoksa dil, belirlenmiş kimi ideal kurallara zorla uydurulmaz. Böyle bir durumda ancak Bâleybelen ve Esperanto gibi yapma diller ortaya çıkabilir. Yoksa doğal dillerin gelişme süreçleri de doğaldır, doğal kalmalıdır.

Şiddeti Körükleyin Bakalım

O günden bu güne, toplumda suç oranı, artan bir ivme ile gidiyor. Bakalım nereye kadar gidecek? Bizler belki olgunlaşmış insanlar olarak fazla etkilenmeyiz, ancak çocuklarımız, onları nasıl koruyacağız? RTÜK denen kuruluşun, bu tip dizileri, çok iyi etüt etmesi ve denetlemesi lazım...

Başa Dön