Din Ya da İnanç Kültürü
İnsanın fıtratında, kendinden daha üstün bir güce ya da daha üstün olduğunu sandığı bir varlığa tapınma eğilimi vardır. Bu eğilim elbette ki tüm varlıkları, Allah’a meyletmek için var edilmiştir.
"Şiir, hatırlanacak en iyi sözcüklerin en iyi düzenidir. — Samuel Taylor Coleridge"
"Şiir, hatırlanacak en iyi sözcüklerin en iyi düzenidir. — Samuel Taylor Coleridge"
İnsanın fıtratında, kendinden daha üstün bir güce ya da daha üstün olduğunu sandığı bir varlığa tapınma eğilimi vardır. Bu eğilim elbette ki tüm varlıkları, Allah’a meyletmek için var edilmiştir.
Bununla beraber İslami kesimin demokrasi idealini ne kadar içselleştirdiği ya da böyle bir kaygusunun olup olmadığı da tartışmaya açıktır. Çoğulcu bir demokratik yapının koşullarının gerektirdiği adımların atılması yolunda ayak sürüyen siyasal hareketlerden birisi de İslamcılıktır. Seçimlerle oluşan siyasal yapıyı çoğunluğun azınlığa tahakkümü biçiminde algılayan ve asgari ortak paydada
Yeryüzünde yaşayan çoğu insan hayatı boyunca pek çok hayal kurar ve bunlara ulaşabilmek için çok çalışır. Kimi bu dünyaya yönelik hayaller kurarken, kimi de İslam uğruna yapabileceklerini ve tüm bunların kendisini ulaştıracağı güzel sonucu düşünür, hayal eder.
Güneşli bir havaydı. Biz terliyorduk. Bahriye’nin oğlu Özgür vardı yanımda. İşportada o gün işler kesattı. Bizim evin arka balkonunda oturmuştuk. Özgür’le, karşı evin balkonundaki kız bakışıyorlardı. Kapı çaldı sonra... Kapıda bekleyen Lut’tu. Sakalları, pamuk gibi olmuştu kesmeyeli. Araba fabrikasına yaptığı iş başvurusu sakallı olduğu için kabul olmamıştı üstelik!
İlahi kitaplarda Allah’ın insanlara ısrarla beyan ettiği en önemli iki unsurdan biri; barışçıl bir hayat yaşamak, diğeri ise olabildiğince iyi davranışlar sergilemektir. Zira insanın çevresindeki her şeye ve herkese iyi davranması onun kesinlikle en asli görevlerinden biridir.
İnsanların çoğunun sahip olduğu ortak yanılgılarından biri, çoğunluğun uyduğu şeylerin doğru olduğuna inanmaktır.
...Birde hüznü bırakmalıydım sana.Gülsen de makberde açmış güller kadar mahsundun.Kutlu Dağ'ı tırmandıktan sonra içtiğin zemzem kadar berrak...
Günümüzde tüm dünyada genel anlamda büyük bir ahlak çöküntüsü ve dejenerasyon yaşanmaktadır. Özellikle gençler arasında görülen bu yozlaşma toplumların geleceği açısından son derece büyük tehlikeler doğurmaktadır
Dinin Açtığı Yaraları,
(Hastayı Daha da Kötüleştirmemek Adına)
Dini Görünen Ancak İlmi Merhemlerle
Tedavi Etmeye Çalışırken,
Sunulan Yeni Merhemin Yanlış Yorumlanıp
Hz. Davud (as) ve döneminin anlaşılması için şu ön bilgiler vazgeçilmez bir zorunluluktur. İnsanlığın en eski Ön Asya uygarlıklarından olan; Mezopotamya, Mısır, Yunan ve Anadoluda yaşayan toplulukları ve kurdukları krallıkları inceleyen İlkçağ tarihinin (MÖ. 11. ve 9. yy. arasının) iyi bilinmesiyle birlikte, o dönemin siyasi ve ekonomik yapısının
Onun kisvesine bürünememenin kasveti çöktü gönlüme; omuzlarım biraz daha eğildi. Fakat o da ne? "La Tahzen!" dedi gönlüm ve gözyaşlarım ona eşlik etti. Kısa(!) bir müddet sussa da yüreğim, artık dirilmişti...
duanın metafizik yansımasının fizik alemde işaretleri ve biz...
Her canlı doğar,büyür ve ölür.Doğumla ölüm arasında geçen süreye “ömür” adını veriyoruz.Hayat bazen acı,bazen huzurlu anlarla doludur.Buna hazırlıklı olmak gerekir.
Düşündüğümüz takdirde anlarız ki örümcek yuvası maddi ve manevi yönden en çürük yapıdır.Dünyada bilimsel olarak tesbit edilmiştir ki örümceğin yuva yapımında kullandığı ipliğin
İslam, insanın doğasında var olan acelecilik eğilimini ele alarak sabır ve dengenin önemini vurgular. İsra Suresi'nin 11. ayetinde belirtildiği gibi, insan hem hayır hem şer için acele eder. Ancak Allah'ın bir şeyi geciktirmesi, aslında kişinin iyiliği içindir. Acelecilik, farkında olmadan kendi zararımıza sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden İslami öğretiler,
Tasavvuf dinimizde Hakk’a ve hakikate götüren yollardan biridir.Tasavvufta sohbet mühim bir akidedir.Şeyhler,sohbet kanalıyla müritlerin kalbine sirayet eder.Dinî ve tasavvufî hakikatleri bu yolla muhataplarına iletirler.
İsminden de anlaşılacağı gibi Musa peygambere inanan ve onun Allah’tan getirdiği buyruklara göre hayatına yön veren insanların inandığı dindir. Günümüzde halen varlığını sürdüren ve İlahi dinler arasında tarihsel olarak en eskiye dayanan bu dine inanan insanlara, Yahudiler denmektedir.