Er - Rab
Allah’ın en belirgin ve en nadide sıfatlarından biri olan Er-Rab isminin kelime manası; terbiye eden, törpüleyen, sivrilikleri kazıyan ya da göstererek ve yaşatarak öğreten gibi anlamlara gelmektedir.
"Yarınlar hepimizindir, ama bugünün kahvesi sadece benim!" - Franz Kafka"
"Yarınlar hepimizindir, ama bugünün kahvesi sadece benim!" - Franz Kafka"
Allah’ın en belirgin ve en nadide sıfatlarından biri olan Er-Rab isminin kelime manası; terbiye eden, törpüleyen, sivrilikleri kazıyan ya da göstererek ve yaşatarak öğreten gibi anlamlara gelmektedir.
İnsanlık tarih boyunca çeşitli putlar oluşturmuştur: taştan, tahtadan, ideolojilerden veya teknolojiden. Modern çağda ise bu putlar, gaybı (bilinmeyeni) bildiğini iddia eden sahte otoriteler haline gelmiştir. Kur'an'ın gaybın yalnızca Allah'a ait olduğunu vurgulamasına rağmen, günümüzde bilim insanları, uzmanlar ve danışmanlar geleceği kesin biliyormuş gibi konuşmakta, insanlar da bu "bilimsel"
Allah insanı, erkek ve kadın diye nitelendirilen iki farklı cinsten yaratmıştır. Bu kural hayvanlar ve bitkiler için de geçerlidir. Neslin üreyip devam edebilmesi için Allah, böyle bir uygulama var etmiştir ki, hepimizin bildiği şekliyle erkek ve kadının sperm birleşiminden, neslin türeyişi sağlanmıştır. Bu sistem sadece Allah’ın kudretinin gereğidir.
Güzel olan her şey insanı etkiler ve sahip olma isteği uyandırır. Güzel bir eş, güzel bir ev, araba, güzel bir hayat… İnsanların yaşamları boyunca hedefledikleri, ulaşabilmek için büyük çabalar sarf ettikleri sayısız amaç; güzel olanı elde etme isteği…
İnsan, fıtratı itibariyle iyi olana da, kötü olana da meyilli yaratılmıştır. İyi olanı seçip iyi davranışlarda bulunması kendi menfaatine olduğu gibi, kötü olana meyletmesi de kendi zararınadır.
Allah’a iman etmeyen insanlar, yaşamlarının dünya hayatıyla sınırlı olduğunu düşündüklerinden dolayı ahiret hayatı için herhangi bir şey yapma gereği duymazlar. Ahireti düşünmeyen bu insanlar zamanlarını boş sözlere dalarak, ne kendilerine ne de çevresindekilere fayda sağlamayacak konuşmalarla ve boş işlerle oyalanarak harcarlar. "Onların kalpleri tutkuyla oyalanmadadır..."
Sadece O'na ağlayabiliriz hıçkıra hıçkıra utanmadan,sıkılmadan .
Kırılmış bir kalbi de huzura,sukünete çeviren O değil mi ?
Samimiyet ve içtenlik, kişinin güvenilir ve saygın olmasına vesile olan çok önemli bir özelliktir. Samimi olan insanlar hayatlarının her alanında bu güzel ahlakı sergileyerek topluma örnek olurlar.
Kur'an'ın işaret ettiği modern putperestlik: Heva kavramı üzerine düşündürücü bir inceleme. Geleneksel putperestliğin ötesinde, insanın kendi arzularını ilahlaştırması tehlikesini ele alan bu metin, "heva"nın etimolojik kökeninden yola çıkarak günümüz dünyasındaki yansımalarını sorguluyor. Neon ışıklar ve sosyal medya çağında, belki de tarihte görülmemiş bir heva putperestliğiyle karşı karşıya olduğumuzu
Efendimiz (sav) birgün mekke'ye doğru yürüyerek yaklaşmakta olduğu bir esnada bir kadının saçını başını yolarak ağladığını gördü ve kadına yaklaşarak halini ve hatrını sordu.
Aşk sana onun yüzündeki bir kırışıklıktan bütün halini ortaya koymalı.Gözleri semaya baktığında
ne düşündüğünü buldurtmalı.Aşk seni gece-gündüz Rabbe yalvartmalı.
Eğer gerçek aşkın bu aşk olduğunu düşünüyorsan...
Reji̇m Ve Toplum Ne Olusa Olsun İnsanlarin Temel İnanç Taşi Olan Di̇nleri̇ Hayatlarinin Bi̇r Parçasidir Ayirmaza Ve Koparamazsin O Yüzden Ancak O Tplumun Bi̇reysel Haklarina Reji̇mi̇n Ve Devleti̇n Devami İçi̇nn Çok Di̇kkat Etmeli̇ Ve İncecei̇k Çi̇zgi̇yi̇ Aşmamlisin:)
İslami bakış açısıyla felaketler karşısında toplumların verdiği tepkileri ve komplo teorilerini sorgulayan bu metin, olayların görünen ve görünmeyen boyutlarını inceliyor. Kur'an ayetlerinden referanslarla, doğal afetlerin ve felaketlerin ilahi kader çerçevesinde gerçekleştiğini hatırlatırken, insanın çevreye verdiği zararın da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Beceriksiz kralı tahttan indiren ve yağmacı Yahudi pre-kapitalistlerin tekelci sermaye oluşumlarına son vermek isteyen halkın; bu ihtilalin son aşaması olarak Hz. Davudun yanına gelmeleridir. İhtilalin ruhu, ayette duvardan atlama veya tırmanma olarak betimlenir.
İnsanları insan olmanın da ötesinde daha bir anlamlı kılan en yüce değer sevgidir.
Evet, belki de bütün bu okuduklarınızdan sonra yazdıklarımı cahilce diye nitelendirebilirsiniz. Peki, hiç düşündünüz mü? Cahilliğe yeni bir tanım getiren bilgece bir düşünün ürünü olabilir mi?
Hayat doluyken, vadiler dolusu altının, malın mülkün, hırs ve emelin dolduramadığı o eli, nasıl da dolduruvermişti toprak... Ve kıskıvrak sarınca etrafını, karnı patlarcasına doymuştu da “tamam, yeter” bile diyememişti. İş bu kertede bitseydi, mesud sayacaktı kendini el sahibi. Sonra, aynen ağaç kurdunun tahtayı kemirmesi gibi toprak da etini
duanın metafizik yansımasının fizik alemde işaretleri ve biz...
Güneşin yakın dostudur Bilal... Taşın da öyle, tuzun da öyle, devenin de.. Ne kadar taş ezdiyse bedenini, o kadar sevdi taşı Bilal... Tuz deve derisine bulanıp, ne kadar kavurduysa tenini, o kadar çekti Bilal...
Güneşin yakın dostudur o...
Çölün kırmızısıdır Sümeyye
Mızrakların
İskender Pala