(+) Sesin Geldiği Yöne... Korkma!.. Git
Kulağımıza,ruhumuza'' O'NUN sesinden başka ses gelmesin'' diye DUA...DUA...DUA...hep dua üzerine yaşayalım ki:
"Yarınlar, bugünün dünleri gibidir; sadece biraz daha pahalı." - George Bernard Shaw"
"Yarınlar, bugünün dünleri gibidir; sadece biraz daha pahalı." - George Bernard Shaw"
Kulağımıza,ruhumuza'' O'NUN sesinden başka ses gelmesin'' diye DUA...DUA...DUA...hep dua üzerine yaşayalım ki:
Erkekler, erkekler ve yine erkekler. Kadın erkeksiz, erkekte kadınsız yapamaz. Doğanın dengesi bu iki varlık üzerine kurulmuştur.
Sen geldin ya, ey ramazan!…
Kuruyan damarlarımıza kan, gözlerimizin ferine can geldi. Yeşile hasret gönül dağlarında açtı çiçekler… Merhamet ağacının yaprakları yeşerdi. Sonbahar hüzünleri geride kaldı. Rahmet bulutlarını sağıyor nurlu nazarlar… Gönül göğümde neşeyle uçuşuyor kuşlar… Yüreklerin narı nura tebdil oluyor bu rahmet göğünün altında. Heybemde
yazılarımın arasından seçtiğim bu metin toplumda gördüğüm çarpıklıklara karşı bir iç çekiş olarak ruhumdan islenmiştir...
Velhasıl-ı kelam, elimizdekiler bunlar Efendim ve Selamün aleyküm ben ahirzaman genci!
Ha bir de ben varım işte. Seni çok sevip ''canan '' olamasam , dünyanın oyuncağı haline gelip
''zahid'' olamasam da Sen'in Haticen olabilsem olur mu ey sevgili?Haticen olmak istiyorum çünkü biliyorum
Nurullah Genç'in Yağmur isimli güzel şiirinin büyük etkisiyle kaleme alınmış mektup tadında bir deneyiş...
Gül kokulu bir ay içinde herşeyimiz gül olmalı sünnetlere de daha bir fazla riayet etmeliyiz.
Bir aşk, Rabb’e götürmüyorsa aşk değildir!...Sadece şehvetin esiridir...
Öyle aşık olmalı ki insan görmediğinde bile hissetmeli ruhunda O’nu...
Bu aşk gerçek aşktır!...
Bu aşk asıl aşktır!..
Bu aşk sonsuz aşktır!...
Aşka aşık oldum, aşkı öğrendikten sonra. Tıpkı aşkın kimyası gibi. Kimya Hatun gibi. Bana aşkı öğretti Kimya. Onunla birlikte bende yaşadım o aşkı. Ancak o Aşka ulaştırana yani Şemsine kavuşmuştu.
Muhteşem! benliğine bir darbe indirebilseydin burnunu kaf dağı kadar büyük görmeseydin, tevazünün bir zillet olmadığını bilseydin,şayet sadece konuştuklarında samimi olabilseydin dinlediklerinle bari biraz amel edebilseydin
Keşke ,keşke ,keşke demeden önce
Sevginin gücüne inanıyorum...O sevgi ki, Allah insanı alaktan yarattı...Görüntüsü bir kan pıhtısı da olsa özünde sevgi var insanın...O sevgi ile hücreler bölünüyor...O sevgi ile bebek taşınıyor....O sevgi ile doğan bebek pisliğinden arındırılıp kucakta em
Ruhumuzdakİ, dalgalanmaların temel sebebi rutin bir hayatı yaşıyor olmamızdır. Hem menfi hemde müsbet bir hayatı öylesine bir basitlik içinde yaşıyoruzki içinde bulunduğumuz ruh sefaletinin bile farkına varmıyoruz.
iman, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. öyle ise, insanın vazife-i asliyesi iman ve duadır.Duanızın hemen kabul görmemesi ona icabet edilmediğini
göstermez; kim bilir, belki de Allah Teâlâ isteğinizde ne kadar samimi ve kararlı olduğunuza bakıyor ve sizi daha gönülden duaya çağırıyordur.
“Kim için ibadet yapıyoruz?” Sorusuna kuşkusuz, “Elbette Allah için” deriz. Ama gerçekten öyle mi? İşin özünü kaçırıyoruz bazen. Sohbetler, hizmetler, virt ve namazların kim için olduğu unutularak, bir süre sonra sadece kabukları kalıyor.
en güzel doguma ithafen yazılmış bir yazı bu...Doğumla gelen mucizeye yazılmış yazı.. bizleri bizden daha çok sevene yazılmış bir yazı...
Hayatın karanlık anlarında iç ve dış zorluklarla boğuşurken, gerçek kurtuluşun Allah'tan geldiğini hatırlatan düşündürücü bir metin. Kur'an-ı Kerim'den ilhamla, Resul Yunus'un karanlıklar içindeki duasını örnek göstererek, zorluklarla sınandığımızda Allah'a yönelmenin önemini vurguluyor. İnsanın acizliğini kabul edip ilahi yardıma sığınmanın, karanlıktan aydınlığa çıkış yolu olduğunu anlatan samimi bir hatırlatma.
Aslında hepimiz birer Frodoyuz. Mordorun kızgın alevli yanardağına ulaşabilmek ve elimizdeki kıymetli emaneti o ateşte eritebilmek, görevimiz.
Kalemlerin yürüdüğü, kelimelerin kaldığı bir zamanda yazmak...
Tanrı’ya ister inanın, ister inanmayın... Ama buna inanmalısınız. Bizden daha büyük bir gücün varlığına olan güvenimizi kaybettiğimiz anda, sorumluluk duygumuzu yitiririz.