"Okumak, başka birinin zihniyle düşünmektir. — Arthur Schopenhauer"

Deneme

Sorumlusu Kim?

Deli çağları geride kalınca,vazgeçemeyeceklerini sandıkları ‘aşkım’larına bir daha
Dönüp bakmayacak bu gençler,hangi dürtüyle böyle bir vahşetin aktörü olabiliyorlar?
Rehber öğretmenlerin,rehberlik servislerinin ilgi alanı dışında mı kalıyor bütün bunlar?

Gümüş Sükût

Son yaz günleri... Burcum özlem... Ve yağmurlu bir eda hayatta... Sokaklarda ıslak bir sevda... Aklımdan hayaller geçiyor. Üzerimde sabahın karanlık, sisli yaşanırlığı...

yazı resim

Biz...

"Neyi görmedik ki bu hayatta… Neyi tatmadık ki… Bazen durup da hayatı günlük lüks zevklerle yaşadığımız için boş nitelendiriyoruz kendimizi." diye başlıyor Mehmet Cem UYSAL bu yazısına. Kendisini baştan keşfedercesine çok insana hayatlarındaki en gerçek aynayı sunuyor.

Su Gibi

Yağmur tanesi kadar saf ve temiz doğar insanoğlu.. Daha dünyaya ilk merhabasında yaşlar akar gözlerinden tıpkı yağmur gibi. Dokuz aylık anne hasretinin sona erişinin sevincidir kimbilir. Belki de bir bilinmeze gelişin tuhaf korkusudur.

Aşk mı?

Aşk nedir diye sordu bana ürkek tavırlarıyla beklediği cevapları alabilmek umuduyla ve korkularıyla yüzleşmeye gönüllü bir kahraman edasıyla cevaplamamı bekledi

Arkadaşım Seri Katil

Kulenin kapısı günde bir kez benim için özel kurulan bir tim tarafından açılırdı, anlıyor musun? Benim yaşadığımı gördüklerinde ilk mırıldandıkları da bu gebermemiş mi hâlâ olurdu. Önüme bir parça küflenmiş ekmek ve insafları tutarsa kokuşmuş bir parça peynir veya domuz yağı falan atarlardı. Sanki köpeğin önüne atarmışsın gibi.

Ufuk Çizgisindeki Serap

Ben her talihsiz denememin sonunda kendime dönüp yalnızlığımın duvarlarını ılık bir anlayış pansumanıyla okşayıp berkiterek korunaklı bir sığınağa dönüştürdüm orayı. Şimdi frekansıma uygun bir muhabbet neferine denk gelmedikçe yaşlı bir kaplumbağa gibi kendi içime çekilip uygun insanı kolluyorum.

Başa Dön