"Sözcükler, elbette, insanlığın kullandığı en güçlü ilaçtır. — Rudyard Kipling"

Deneme

Hep Yalnızlık! Hep Yalnızlık!

bir dost sons evgilisine dair bir şeyler anlatmıştı günün birinde. onu dinlerken garip düşünceler şimşek hızıyla üşüştü beynime birer birer. nasıl oynuyorduk hayatın karşısında? rollerimizi seçerken nelere dikkat ediyorduk? aşk dediğimiz neydi gerçekten? sanal bir yanılgı mıoydı tümüyle? yoksa çarpıtılmış gerçeklerden örülü fantastik kurgu bir öykümüydü? sevgi yüce

İlan-ı Aşkın Tanımı

Hele bir elleri vardı, göreceksiniz,
Beş uzantısı olan ak bir yıldız.
Görürsün ama temas edemezsin.
Dudakları da aynen öyle;
Gün doğumuyla kızaran, ufuk çizgisi gibi

yazı resim

Susma

Birden düştü yüreğine ılık ılık bahar taneleri.
Kuşların cıvıltısı içini kıpırdattı, bahar gelmişti yüreğine
Filizlenmiş hayalleri karşısındaydı artık, göz göze bakarken ne olduğunu
Anlamadan hayatın en büyük günahını işliyordu.
Artık dünya yoktu, evren yoktu, benlik yok…

Yağmur ve Simitçi

Yağmur hızlanmaya başlayınca damlalar koşturdu izler karıştı her damla kendi başının çaresine bakmaya başladı.
Bu durumda ne iz kaldı ne yol ne çaba ne başka bir şey…
Telaş böyle bir şey.
Telaşlanıp ne yapacağını bilememek böyle bir şey.
Ne idealin

Ya Varım Ya Yokum

suskunluğum, sessizliğim, yokluğum, varlığımın ortadan kayboluşundandır. kelimeler kendisini saran hecelerin ortasından geçen binlerce soru işareti ile anlamsızlaşıyor.

Bekleyen ve Beklenen

Hayat beklemekle geçiyor. Herkes birilerini, bir şeyleri bekliyor mutlu olmak için. Hayatta hep bir bekleyen ve beklenen var aslında.

Show Must Go On

Çünkü…Bu show devam etmeli…Başroldekiler sıkılana kadar, figüranlar rollerini oynamaya devam edecekler. Ve biz, biletler tükendiği, oyundan birileri sıkıldığı güne kadar, aynı şeyleri tekrar ve tekrar ve tekrar yaşamaya devam edeceğiz.

Bi Çimdik Aşk Koy Bakışlarına

Sen minnacık bir şeydin. Küçücük çıtı pıtı… Konuşmaya başladığımızda boyundan büyük laflar kuşanmış olurdun. Ama çok sevimliydin. Bende bir civcivi okşamaya duyulan o içsel tepkiyi tetikleyen bir yanın vardı.

Bu Ateş Dokunur!..

Korkarım bu ateş hepimize dokunur!...
Hala Adeviyye Meydanında çarpmıyorsa kalbimiz,
Uykularımız kaçmıyorsa
Donatılmış iftar sofralarında iştahımız kesilmiyorsa bizden bir sorun var demektir.

Başa Dön