"Kelimeler özgür bırakıldığında dünyayı kurar. — Toni Morrison"

Deneme

Din

İnsan Pek Zalim Pek Nankördür

Allah’ın, bahşettiği bunca nimet karşılığında bizden istediği tek şey nankörlük etmememiz ve O’na şükretmemiz. Dahası Allah şükredersek artıracağını da haber verirken

yazı resim

Yavan Muhabbetler 1

Hacı Ragıp’ın bahçe duvarından kocaman ağacın dallarının yarısı sokağa sarkardı. O her zaman evin alt katındaki küçücük odada yaşar, pencerenin demir parmaklığı arasından sürekli sokağı gözetlerdi. Dünya ile fazla derdi yoktu. Ama çocuklar eriğin dallarına uzanmayacaktı. Onun tabiriyle “ sokağın piçleri.” Hiç rahat durmazlar dı ki…

Zeus'un Kızı; İksiyon

Bulutlar, kendisine çarpan tekerleğin etkisiyle sürekli yer değiştirirler biliyor musunuz? İhanetin tekerleği.
Dünya sonsuz olmadığına göre kötülüğün de bir sonu olmalı. Umarım sonsuz değildir o da.

"Şairim Ölmüş" Diyorlar

Herkes şiir yazar ama benim şairim bir başka yazardı…
Köşe yazısı yazan çok sayıda yazar ve şair var; ama benim şairim “gerdanlık” denilen bir dörtlükle başlardı gazetedeki köşe yazılarına…
Benim şairim yalnız şair değil hem yazar, hem şair, hem de bir ozandı…

Din

Yaşamımızdaki Putları Nasıl Kırabiliriz?

Sahte ilahlarını terk ederek Allah’a yönelen bir insan, boşlukta sürüklenmekten kurtulur, tek gerçek ilah olan Allah’a sığınarak huzur ve güven içinde yaşar. Şirkin karanlıklarından –Allah’ın dilemesiyle- nura çıkar...

Sudaki Yazılar IV (Düş Penceresinden Duyulan Bir Melodi)

Doğum emeklemeye başlar sonrasında yavaş yavaş adım atma çabalarına girişip yürümeye çalışırız.Farkında olduğumuz gözümüzün gördüklerinden fazlasını öğrenmektir.Görsel örenme şansımızı geliştirmek için farkında olmadan farkındalığımızın sürüklediği sürece hızlı hızlı adımlar atar kimi zaman bulunduğumuz bir bar bir çay bahçesi boş bir sokak yaşlı bir adam yaşlı bir çınar ağacı

Ankara İzlenimleri

Geçenlerde siyasetin nabzının attığı yerde, Türkiye’nin ikinci büyük şehrinde, bozkırın ortasındaki cennette, yani Ankara’daydım. Ankara; yetişme çağındaki genç bir kız misali ne kadar da büyümüş, gelişmiş, serpilmiş... 13 Ekim 1923’te başkent olan Ankara’nın o zamanki nüfusu yirmi bin civarındaydı. Bugün bir metropol haline gelen Ankara, o zamanlar adeta

Benim Tek Efendim Var

Benim tek efendim var, teri gül kokar. Gözlerinin siyahı gönüller yakar. Elif parmaklarının arasından billûr sular akar… Aya tutar şehadet parmağını ay şaklar. Taif’de yapmaz duasını bizler için saklar. Tebessümü aydınlatır cihanı . Ebu Cehiller çatlar…

Aşk ve Dost

O sevdaya değdikçe,
içim titrerdi eskileri deştikçe..
Ne çok yıpratmışlardı O nu,
ne çok kırmışlardı
o kocaman yüreği...

Başa Dön