Ülke Olarak Yıllardır Sosyal Şizofrenlerimizle Uğraşıyoruz
Toplumda sosyal bozukluklara sebep veren hareketler...
"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"
"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"
Toplumda sosyal bozukluklara sebep veren hareketler...
Öğlene doğru telefon çalmaya başladı. Açmak istemedim, çünkü ya birileri kitap satmak için ya internet ve televizyon yayınlarını pazarlamak için ya da market tanıtımı için arıyor olabilirdi. Ayrıca Telefon, ücretsiz check up v.s kazandınız gibi vaatlerle dolandırıcılık yapmaya çalışan birinin aramış olabileceğini de düşündüm. Telefon çaldı çaldı, cevap
Homerosun bin pınarlı İdasını (Kaz Dağları) ve Madra Dağlarını aşarak gelen şiddetli yağış altında, kapalı ve açık yerlerde yapılan çeşitli etkinliklerle, güzeller güzeli Edremit Körfezi boyunca yer alan yerleşim yerlerinde de 8 Mart unutulmadı elbette.
Ayhan Menteş Hoca ile birkaç defa röportaj yapma şansım oldu. Yaptığımız bir röportajında İnsan, hangi sanatla uğraşırsa uğraşsın, yaptığı her uğraş, onun kişiliğine zenginlik katar. Sanat, insana deneyim kazandırır. Uğraşları içerisinde insan, yeni kişilikler, yeni uğraşlar tanır. Bir arı, her çiçeğe konar. Turunç çiçeklerine konduğu zaman
Tıpkı Ferhat’ın Şirin aşkına dağları deldiği gibi, dağlar-tepeler aşılıp, yer yer tüneller kazılıp yepyeni bir yol yapılacakmış Çelikkan’dan Adıyaman’a…
Özellikle nimet işin içinde olduğu zaman ben kafayı yiyorum, canım sıkılıyor, kızıyorum, hatta sövüyorum sebep olanlara... Herhangi bir yiyecek maddesi ki en nihayetinde Allahın nimetidir, böyle sululuklarda kullanılmaması lazım asla ve kata... Unutulmamalı ki o nimeti alabilmek için günlerce alın teri döken insanlar var. Yolda sakin bir şekilde
Ak kanatlı, kara kanatlı, büyüklü küçüklü tüm kuşlar Sığırcıklar, kartallar, kırlangıçlar, naif serçeler, gözüpek kargalar, yaban kazları, turnalar, gururlu flamingolar, tepelikli ispinozlar, sakalar, şarkıcı bülbüller, çalıkuşları, atmacalar, doğanlar, baykuşlar, yarasalar, karatavuklar, ötleğenler, şımarık sinekkapanlar, toygarlar... Tanıdık tanımadık nice kuş sürüsü, ürktü, kaçışıyor...
Göz pınarlarım bir çağlayan.
Gezen Tavuk yumurtalarının daha sağlıklı olduğu dedikodusu da yaygın. İyi de kardeşim nerelerde gezmiş bu tavuklar onu da bilmemiz lazım değil mi? Bir tavuk başka bir tavuğa lavukça ''Gidelim servi revanım yürü Sadabad'a mı demiş de ta oralara mı gitmişler?'' ya da ''Bizim çıktığımız gibi onlarda Heybeli de
\*\*Kötü oyucuyu basit seyirci, kötü politikacıyı da cahil seçmen alkışlar.\*\* Seni dinleyecek çok kişi buldun diye sevinme, çünkü dinleyenlerin acaba kaçı seni anladı bilemezsin!\*\*Kalbi mühürlü olanın ağzından; ağzı mühürlü olanın da kalbinden çıkanlara çok dikkat etmeli.
Geçenlerde yengeç burcuna giren ay kardeş, bir başka günde de ikizler burcuna giriyormuş. Bak sen şu aya bir türlü yerinde duramıyor. Girme yahu zırt pırt bir burca, otur oturduğun yerde... O girdiğin burçlarda bir gün senin başını yer diyeyim sana Ay Kardeş... Hem bir burca girmeden önce o
Kış nedeniyle kilit vurulmuş evler, lakin bir tanesi evini bu taziyeye açmamış, açma cömertliğini gösterememiş…
Özetleyecek olursak; köy hayatı, bildiğiniz o eski köy hayat değil şimdi.
O eski cömert insanlar, yerini cimri ve sadece kendini düşünen egoist insanlara bırakmış…
Evini komşusunun taziyesine
Mezarlığa girdiğimizde hayretler içinde kaldık. Neredeyse hemen bütün mezarların yanında bulunan vazo biçimindeki suluklar kırılmıştı. Bazı mezarların uç kısımları da darbe ile yara almıştı. Yani kırılmıştı.
30a yakın mezarın sulukları yok olmuştu. Amaç ne idi? Kim kırmıştı bunları? Veya kimler kırmıştı? Adeta organize bir saldırı gibi
Beni en çok şaşırtan Eskişehir Belediyesi K.S.İ.D. Başkanlığının, konserin gerçekleştirileceği tarihte ve saatte binanın kapısında beklemem gerektiği, bilet alan fakat gelemeyen dinleyiciler olduğu takdirde onların yerine bana bilet sağlayacaklarını söz konusu e-postada bildirmeleri oldu. Bu ne biçim arabesk bir vurdumduymazlık ve densizlik birader ? Ben 1950 doğumluyum. Bu
Bizim mahallemizin yolu, sağlı sollu çam ağaçları ekili. Kuruyanları kestiler. Yerine ağaç dikeceklerdi. Aylarca bekledim. Kimse yerine ağaç dikmeyince ben de 2 nar, 1 tane de yenidünya fidanı diktim. Bu ağaçlar ezilmesin diye de etrafını parke taşlar ördüm.
Ben, okulda görev yaparken geldiler. Ağaçların yol güvenliğine
Soner Yalçın suçlu mudur, değil midir? Bunu ben bilemem, çünkü bu konuda bir yargıda bulunabilecek hukuk bilgisine sahip değilim. Ama zihnimin köşesinde beni rahatsız eden bir soru var:Ya suçlu değilse? Ne olacak o zaman? Onca çektikleri, ömründen giden günleri yanına kâr(!) mı kalacak?Son sözler Oruç Babadan: \*Masumun özgürlüğünü,
TARIM BAKANLIĞINA/ PARİS
Çarşı çarşı değil de nalburiye dükkanı sanki. Çarşıda o kadar kazma, o kadar balta var ki, memleketteki tarımı kurtaracak ve açlığa son verecek kadar. Gereğinin yapılmasını arz ederim.
ÖDÜLLER:
Sensodyne Diş Macunu(Made in Holland)
Colgate Diş Macunu (Made in Deucshland)
Bir gün, artık işlevlerini yerine getirmekten aciz ve modası geçmiş buzdolabınızı değiştirmeye karar verip bir gıcır gıcır NO FROST almaya karar verirseniz ve hemen akabinde aldığınız yeni dolabınız sizi hayal kırıklığına uğratırsa n"aparsınız?
doğulular batıya hep batıya göç ederlerken, batılılar doğu’ya hep doğuya yönelmişlerdir. buna örnek verecek olursak, türklerin batıya göç etmeleri, batılıların da Haçlı seferleridir. bunun dışında diğer göç yolları, kuzey güney hattında olmuştur. türkler ortaasya’dan göç etmelerinin nedeni; sadece kıtlık değil, savaşlar ve karışıklıklardır.
İnsanlar var ettiği gibi yok etme üstadı şu evrende doğa biz ve başka
Canlılarla mutlu eşitlik içinde yaşamak varken sokaktaki ben hayvan kelimesini kullanmakta zorluk çekerken onları uyutmak
Çözümler ölümü çağrıştırıyor çözüm olmuyor
Caniligin sinsi adımları şimdi bu günahsız canlıları vurmamalı çözüm