Deli Mektuplar - 13
Aşk.!
Kendi izinde..Kendi denizinde..
Kendine karışsın için.
Beklemeye devam edecek..
Kalbindeki Deniz'i...
"Yazmak, aslında ölümü aldatmanın en kibar yoludur. Ve evet, ben de bu oyunda iyi bir hilebazım." - Virginia Woolf"
"Yazmak, aslında ölümü aldatmanın en kibar yoludur. Ve evet, ben de bu oyunda iyi bir hilebazım." - Virginia Woolf"
Aşk.!
Kendi izinde..Kendi denizinde..
Kendine karışsın için.
Beklemeye devam edecek..
Kalbindeki Deniz'i...
Elbet ses veririz tekrar o meydanlar da /
Yüreğimizi koyarız yine tankların önüne…

Lâfügüzaftır, gecenin sessizliğinde diye başlayan her girizgah.
27 Mayıs, Birinci Kuvay-i milliye'nin, 12 Mart ve 12 Eylül Mandacılığın devamıdır!..
27 Mayıs Politik Devrimi,12 Mart ve 12 Eylül Faşist Darbeleriyle, akla kara, gündüzle gece, yerle gök, iyiyle kötü ve hayatla ölüm gibi zıttır-karşıttır. 27 Mayıs Politik Devrimi'yle bu CIA yapımı faşist darbeleri aynı kefeye
Kim daha sadık,kim daha çok sever ve vefalıdır,eşrefi mahlukat olan insan mı,yoksa yerine göre hor gördügümüz hayvan mı?
Sıradan bir pikniğin öyküsü.
Şiirler olmasaydı nasıl ifade ederdik yürek yakan gizli aşklarımızı?...Nasıl temizlerdik ruhumuzda biriken tortuları?...Tek taraflı sevmelerin resmidir şiir…Sözün öze ulaşmasına vesiledir çoğu zaman….
Bugün toplumda birçok anne çocuğunu adeta ahiret ateşine atar gibi davranır. Çocuğuna Allah’ı tanıtmaz, ona Allah sevgisi ve Allah korkusunu öğretmez. "Henüz küçük, ilerde nasılsa öğrenir" diye düşünür ve Allah’ın yasakladığı davranışlarda bulunmasına ses çıkarmaz. Zaman ilerledikçe de çocuk çevresinden aldığı yüzlerce telkin nedeniyle gördüğü her şeye alışkanlık
"Emanetlerin ehline verilmesi" ilkesinin Türkiye'de nasıl ihlal edildiğini ele alan bu metin, özellikle eğitim sistemindeki liyakat krizine odaklanıyor. Rehberlik hizmetlerindeki yetersizlikler, güncel bilgi eksikliği ve şablon önerilerin öğrencilerin geleceğini nasıl olumsuz etkilediğini vurgulayan içerik, toplumsal bir soruna dikkat çekiyor: Liyakatsiz atamalar ve emanetlerin ehline verilmemesi sorunu.
Elbette yalnızca bizi ilgilendiren bir çarpıklık değil bu. Alexander Graham Bellin hikayesini hepimiz biliriz. Telefonun icadında bile Hristiyan halk, İncili bahane ederek karşı çıkmış, bugün iletişim konusunda elimizden düşürmediğimiz böyle bir buluşa. İskoç mucit John Logie Baird televizyonu icat ettiğinde önce kimse ciddiye almamış onu.
Onca kan akıtılarak çizilen toprakları, çocukça komik düşüncelerle kimseye bahşetmeye kimsenin hakkı yoktur. Vebali ağırdır bu işin!..
Politikacılar gençleri anlayamıyor!Onları okuyamıyor!