O'na Mektuplar 24
Teokratlardan ne umdu da ne buldu bu ümmet.?
Rahmet olsun öğretmenim derdi ki :
Kur’an.
Rahman ve Rahiym Allah ile başlayıp-Fatiha-
İnsan ‘ la buluşan –Nas- bir hitabın kitabıdır.
"“Büyük servetlerin ardında her zaman bir suç vardır; bu suç yalnızca unutulmuştur.” — Honoré de Balzac"
"“Büyük servetlerin ardında her zaman bir suç vardır; bu suç yalnızca unutulmuştur.” — Honoré de Balzac"
Teokratlardan ne umdu da ne buldu bu ümmet.?
Rahmet olsun öğretmenim derdi ki :
Kur’an.
Rahman ve Rahiym Allah ile başlayıp-Fatiha-
İnsan ‘ la buluşan –Nas- bir hitabın kitabıdır.
Bunların yanında küreselleşmenin bir sonucu olarak kültür etkileşimi ve sınırlarımızdan giren yabancı kelimelerin Türkçe eşdeğerlerinin yerine konulmasında yaşanan gecikme yada umursamazlık bir garip iletişim dilini ortaya çıkarıyor.

İnşatta Kaba İnşaatın Önemi: Bir inşaatta en önemli etken kaba inşattaki proje uygunsa ondan sonraki en önemli etken malzeme ve işçiliktir...
NAHOŞ NATO(Ş)
Israrla Kuzey Irak’a girelim; hatta hazır o kadar masrafa girip girmişken, gidip Kerkük petrollerinin üzerine oturalım, ne de olsa babamızdan, atamızdan miras sayılır diyenlere hatırlatmalar:
Dışarı çıktım.Iraklı bir erkek çocuğu caddede paten kayıyordu ve az daha bana çarpacaktı.
Bir an hafızamı kaybettiğimi düşündüm. Burası benim ülkemiydi?
" Sevgili dostlarım ! Hakikat elden gidiyor ! Hakikatin ipleri haylaz bir maymunun elinde, oynatıyor hepimizi bu hayat sahnesinde. Kanmayın dostlar buna , Tanrıya tamamıyla adamayın dileklerinizi, nihayetinde siz de Tanrının yeryüzündeki ufak bir parçasısınız. "
Dağses gazetesi yazıları
Ay(maz)dın (!)
Takti̇r Turk Mi̇lleti̇'ni̇n
Hem yangını çıkaran olup, hem de yangından kaçarak kurtulacağını sanmak, bir açmazdır. Üstelik yangını söndürme iddiasıyla kaçmak, açmazın çok ötelerine uzar. Yangından kaçarak kurtulabilir, ancak söndüremezsiniz.
Ünlü opera sanatçımız Leyla Gencer vasiyetinde, ölünce yakılıp küllerinin İstanbul Boğazı’na savrulmasını arzulamışlar.
Hayırlı olsun! Desek acaba “hayır” mı dilemiş oluruz? Yoksa “nayır, nolamaz” mı demiş oluruz?